KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12240 E., 2010/1897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2006/897-2009/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile imzaladığı 09.07.2003 tarihli sözleşme ile NB 057 kod sayılı geminin tasarımını üstlendiğini, söz konusu geminin yapımcısı olan davalının bu çalışma için müvekkiline 750.000 Euro bedel ödemeyi üstlendiğini, sözleşmede toplam tasarım bedeli olan 750.000 Euro'nun 345.000 Euro'luk kısmının aylık taksitler halinde, bakiye 405.000 Euro'nun ise geminin armatöre tesliminden 15 gün sonra defaten ödenmesinin öngörüldüğünü,
davalının sözleşmede belirlenen vadelerde yapmadığı aylık ödemeler için 15.07.2004 tarihi itibariyel 180.000 Euro borçlu olduğunu Kartal 12. Noterliğinden gönderdiği 15.07.2004 tarihli ihtarnamede kabul ettiğini, ihtarnameden sonra Ağustos 2004'de tahakkuk eden son aylık taksit olan 30.000 Euro'nun da ödenmediğini, sözleşme konusu geminin 09.09.2004 tarihinde armatöre teslim edilmesine ve ihtarnameye rağmen 405.000 Euro'nun da davalı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek,
asıl ve birleşen davalar ile icra takiplerine itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki gemi yapım ilişkisinin temelinin 09.07.2003 tarihli sözleşme değil, 12.04.2002 tarihli işbirliği anlaşmasının 2/c maddesine dayandığını, taraflar arasındaki 01.10.1999 tarihli ana protokolün 8. maddesi gereğince uyuşmazlığın hakemde görülmesi gerektiğini, davacının işbirliği anlaşmasının 2.maddesinde anılan işlerin yapımında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müşterilerle müvekkilinin muhatap olduğunu ve esasen davacının ödemesi gereken miktarların müvevkkilince ödendiğini, yapılan hesaplamalara göre müvekkilinin borçlu değil, alacaklı konumunda olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin göre yönünden reddine dair verilen karar Dairemizin 22.06.2006 gün ve 2006/2826-7345 sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada davacının davalı taraftan 210.000 Euro alacağı bulunduğu, 180.000 Euro asıl alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 1.593,75 Euro işlemiş faiz talep edebileceği, ancak davacının 1.085 Euro işlemiş faiz talep etmesi nedeni ile taleple bağlı kalınması gerektiği, asıl davada 2004 yılı Ağustos ayına ilişkin 30.000 Euro alacak isteminin ise yerinde bulunmadığı, birleşen davada ise davacı tarafın davalıdan 405.000 Euro asıl alacağı ve takip tarihine kadar 1.603,13 Euro işlemiş faiz alacağı bulunduğu,
ancak davacının 621 Euro işlemiş faiz talep etmiş olmakla taleple bağlı kalınması gerektiği sonucuna varılarak, asıl davanın kısmen, birleşen davanın tümü ile kabulüne, davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve taraflar arasındaki 09.07.2003 tarihli sözleşmenin 6.maddesinde “Tasarımcı bu işle ilgili faturalarını ödeme gününde KDV'siz olarak kesecektir.” hükmü karşısında, “davacının KDV'li fatura kesmek zorunda olduğu” yönündeki davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı ediminin yerine getirildiği halde, davalı tarafın ödemesi gereken bedeli ödemediğini iddia ederek, alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine itirazın iptalini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı tarafa borcu olmadığını, aksine alacaklı olduğunu savunmuştur.
Davalı RMK Marine Gemi Yapım San ve Deniz Taş.İşl AŞ vekili, taraflar arasındaki İstanbul Ticaret Odası Hakem Heyeti'nde açılan 2005/3 numaralı dava dosyasına ibraz edilen ve taraf vekillerince işbu dosyaya da örneği sunulan 12.09.2007 tarihli dilekçede işbu davaya konu NB 057 gemisi için ...'nin hatasından kaynaklandığını iddia ettiği ödemelerden ve miktarlarından bahsederek, iddia ettiği ve mahsubunu istediği alacağını somutlaştırmıştır. 12.09.2007 tarihli dilekçenin 2,3 ve 4 numaralı bentlerinde NB 057 gemisi nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği kalemler sayılmış olup, aynı sözleşme ilişkisinde alacak borçların birlikte incelenmesi talebi mahsup itirazı niteliğinde olup, karşı dava konusu yapılmasına veya cevap süresi içinde bildirilmesine gerek bulunmamaktadır.
Mahkemece, taraflar arasındaki İstanbul Ticaret Odası Hakem Heyeti'nde açılan 2005/3 numaralı dava dosyasına davalı vekili tarafından verilen 12.09.2007 tarihli dilekçede yazılı kalemler dikkate alınarak, davalının davacıya ödeyeceği borçtan mahsubu gereken bir alacağı olup olmadığının değerledirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu konuda bir inceleme yapılmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyizine gelince. Taraflar arasındaki 09.07.2003 tarihli sözleşmenin 4 ve 5 numaralı bentlerinde davalı tarafından yapılacak ödemeler ve tarihleri açıkça belirlenmiştir. Buna göre, ödemelerin Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2003 aylarında her ay için 15.000 Euro, takibeden 9 ay her ay için 30.000 Euro tutarında olacağı ve kalan tutarın 405.000 Euro'nun geminin armatöre tesliminden 15 gün sonra defaten ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Asıl davaya konu icra takibi 09.10.2004 tarihinde başlatılmış olup, sözleşmeye göre ödenmesi gereken en son 30.000 Euro'nun ödeme tarihi 31.08.2004 tarihine kadardır. 09.10.2004 icra takip tarihi itibariyle 30.000 Euro'luk davacı alacağı da muaccel hale gelmiş olup, asıl davada Ağustos 2004 tarihinde ödenmesi gereken bedelin muaccel olmadığı gerekçesiyle mahkemece bu talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12240, K. 2010/1897, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama