KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12405 E., 2010/351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.03.2007 gün ve 2004/605 - 2007/159 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.06.2009 gün ve 2007/11843 - 2009/6893 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında muhtelif tarihlerde akdedilmiş sözleşmeler ile mülkiyeti davalıya ait iki adet şişeleme tesisi, yıkama ünitesi ve müştemilatının kiralandığını, sözleşme amacının Menderes Şaşal Köyü'ndeki mülkiyeti davalıya ve davacıya ait tesislerdeki kaynak suyunun işletilmesi olduğunu, işletme ruhsatının davacıya devredilmesi için defalarca yapılan talebin sonuçsuz kaldığını,
davalı tarafından işletme ruhsatının PINAR SU adına devredilmemesi üzerine 12.06.2002 tarihinde Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 9570 sayılı bildirisi ile 81 il valiliğine "Ruhsat Alınıncaya Kadar Pınar Suyun Satışının Durdurulması"nın duyurulduğunu, bildiriden sonra Türkiye genelinde bir çok İlde Pınar sularının şişeleri ile birlikte imha edildiğini, davalı idarenin kira sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmeyerek davacının zararına neden olduğunu, ayrıca Pınar Su ürünlerinin toplatılması ile Pınar markasının imaj kaybına uğradığını,
tüm basında "Pınar Su ruhsatsız olduğu için toplatıldı" şeklinde yayınlanan haberler ile Pınar markasına güveni sarstığını iddia ederek, ıslah dilekçesi ile birlikte şimdilik 418.314,05 YTL maddi, 200.000 YTL manevi tazminatın satışın durdurulduğu 12.06.2002 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce davalı yararına bozulmuştur. Bu defa davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12405, K. 2010/351, 15 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama