KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12473 E., 2011/6579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/07/2009 tarih ve 2009/346-2009/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31/05/2011 gününde davacı avukatı.... ... ile davalı avukatı ... ve ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üst taşıyıcı olarak üstlendiği işin fiilen taşımasının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, davalının yükü alıcısına ulaştırmaması nedeniyle göndericinin uğradığı zararın müvekkili aleyhine açılan dava neticesinde müvekkili tarafından ödendiğini, davalı aleyhine ilk olarak açtıkları davanın müvekkilinin henüz ödeme yapmamasından dolayı reddedilerek kesinleştiğini, BK.'nun 137'nci maddesinden istifade edilerek bu davanın açılmış olduğunu ileri sürerek, 145.892,49 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nun 2002/537 Esas sayılı dosyasında tüm kanıtların toplandığ, çalınma olayının davalı yanca malların taşındığı aşamada meydana geldiği, bu nedenle davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
KARŞI OY YAZISI
Davaya konu maddi olay, dosya kapsamında mevcut taşıma belgesinde unvanı yazılı alıcının yeddinde ve yüke ait taşıma evraklarının alıcıya tesliminden ve yükün bir kısmının boşaltılmasından sonra vukubulmuştur. Bu durumda, yük üzerindeki tasarruf hakkının davadışı alıcı İtalyan firmasına geçmiş olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan, dosyada bulunan ve hırsızlığın yerel makamlara ihbarına ilişkin olup tasarruf hakkı sahibi alıcı firma yetkilisinin isim ve imzasını taşıyan tutanakta da açıkça belirtildiği üzere, taşıma konusu yükün boşaltılması için çekiciye bağlı dorsenin, alıcı firma yetkililerinin talimatı doğrultusunda, yük indirme sundurmasının önüne park edildiği ve çekicinin yine alıcı firmanın talimatı doğrultusunda dorseden ayrılmasının ve çekicinin boşaltma alanını terk etmesinin istendiği anlaşılmakta olup,
hırsızlık olayının davadışı tasarruf hakkı sahibi alıcının talimatı nedeniyle oluşmuş olduğunun kabulü ve bu durumda CMR’nin 17/2. maddesi hükmü uyarınca davalı taşımacının hasardan sorumlu tutulması da mümkün değildir. Bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan, Dairemiz çoğunluğunun kararın onanmasına ilişkin görüşüne katılamıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12473, K. 2011/6579, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama