KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12630 E., 2010/2404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Fatih Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fatih Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2007 gün ve 2006/189-2007/265 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.05.2009 gün ve 2008/1133-2009/5183 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerine, bina giriş ana su borusunun patlaması sonucu akan suların dolması nedeniyle emtianın hasar gördüğünü, bina sahibi su sayacından sonra içeriye doğru devam eden boru bölümü için sorumlu iken, sayaç öncesi ana borunun sorumluluğunun davalıya ait olduğunu, 39.860,31 YTL tazminatın müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iç tesisatın sorumlusu olmayan müvekkilinin zarara neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, şebeke hattından alınan ve bina dışından geçen şube yolunun daha sonra ek bina yapılarak kapalı mekan içine alındığı, şube yolunun dışarıdan geçme durumunun ortadan kalktığından davalının müdahale olanağının bulunmadığı, buna göre davalının kusurlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 04.05.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
07/08.08.2005 tarihinde gerçekleşen riziko sonrası 08.08.2005-09.08.2005 tarihlerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen 08.09.2005 tarihli sigorta ekspertiz raporunda “Olay sonrası yapılan incelemede, ana su borusunun bina içindeki bir noktasından patlaması sonucu kaçan şebeke suyu olduğunu, ana su borusunun patlayan noktasının depo giriş kapısında kalan bir noktada olmasına karşın su sayacına ulaşmadan önceki bir noktada olduğu” belirtilmiştir.
Başak Sigorta A.Ş.’nin talebi üzerine Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/114 D.İş numarası ile yapılan tespit sonrası düzenlenen 07.09.2005 tarihli bilirkişi raporunda “tespite konu işyerinin tavanından geçen şube yolu hattından akan su nedeniyle su baskınına maruz kaldığı, binalara su bağlantısının yapıldığı ve şube yolu hattı olarak tespit edilen binanın şube yolu hattının, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından belirtilen güzergaha aykırı olarak, bina içinde teşkil edilmiş olmasına ve bu durumdaki su kaçağına müdahalenin zorluğu gibi hususların dikkate alınması gerektiği” beyan edilmiştir.
07.09.2006 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 09.05.2007 tarihli bilirkişi raporunda da, “patlayan su borusunun ek binanın bodruma inen merdiven giriş mahallinde yer aldığı, patlama arızası giderildikten sonra şebeke hattının yeni hat çekilerek, yaya yolun büfe duvarı kenarından geçirildiği ve ön cephede eski su hattına bağlandığı, ekspertiz raporundan da borunun ek bina içinde olduğunun anlaşıldığı” ifade edilmiştir.
Rapora ekli krokide de, olay tarihinde su borusunun geçtiği güzergah ile riziko sonrası güzergah değiştirilen güzergah gösterilmiş olup, olay tarihinde su borusunun olaydan önce yapılan binaya ek kapalı alanda kaldığı, olaydan sonra borunun ek binanın dışına taşındığı görülmektedir.
Davacı şirkete sigortalı işyerine, ana su borusunun patlaması sonucu akan suların dolması nedeniyle sigortalıya ait emtialar zarar görmüştür. Sayaca kadar olan boruların bakımından davalı ASKİ sorumludur.
Dairemizin 04.05.2009 tarihli bozma kararında “olay anında şube yolunu belirleyip onaylayarak abonelik oluşturduğu, olay anına kadar şube yolunda bir değişiklik yapılmadığı, şube yolunun binanın yan tarafında ve açıkta bulunduğu, boruların davalıya ait olduğu ve onun tarafından döşendiği, krokiye aykırılık bulunmadığı, aykırılık olsa idi abonelik tesis edilemeyecek olduğu iddiasının sabit olduğu” belirtilmiş ise de; yukarıda yazılı raporlardan, patlayan su borusunun olay tarihinden önce yapılan ek binanın içinde kaldığı, olaydan sonra borunun bina dışına çıkartıldığı anlaşıldığından,
mahkemece davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün sayaca kadar olan borunun bakım ve onarımından sorumlu olmasına rağmen, davacının sigortalısına ait binaya yapılan ek bina içinde kalan ana su borusuna davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün müdahale imkanı olup olmadığı,
BK’nun 58.maddesi gereğince bakım onarım görevini yerine getirmek isteyen davalı tarafa davacının sigortalısı tarafından engel olunmadığı sürece davalı tarafın sorumlu olması gerektiği, davalı idarenin sorumluluğunu kaldıran “zararın mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru yada 3.şahsın kusuru” hallerinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu gerekçe ile bozulması gerekeceğinden Dairemizin 04.05.2009 tarih ve 2008/1133 E, 2009/5183 K sayılı bozma kararının kaldırılarak, kararın değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12630, K. 2010/2404, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama