KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12659 E., 2010/2158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2007 gün ve 2006/663-2007/68 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.07.2009 gün ve 2008/4251-2009/8251 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 21.12.2001 ve öncesi tarihlerde müvekkilinin "Belko" markasının da yazılı olduğu el ilanlarını bastırıp, dağıtarak kaçak kömür satmak suretiyle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz eylemini işlediğini, 556 sayılı KHK'nin 61/c bendinin ihlali nedeniyle 64, 66, 67. ve 68.maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000,00 YTL tazminatın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin diyaliz hastası olduğunu ve davacının tek kanıt olarak dayandığı telefon numarasını Telekom'un müvekkiline tahsis ederken, önceki abonenin kim olduğunun açıklamak zorunluluğunda olmaması nedeniyle müvekkilinin tesadüfen böyle bir numaranın abonesi olma durumunda kaldığını, telefonun kayıtlı olduğu apartman dairesinin konut olduğunu ve kız öğrencilerin kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, el ilanlarını kimin bastırdığının belirlenemediği, davalının emekli asker ve diyaliz hastası olduğu, resmi veya eylemli olarak kömür ticareti yaptığına ilişkin delil ya da bilgi bulunmadığını, davalı adına tahsisli olan ve el ilanlarında geçen telefonun kurulu olduğu dairede üniversite öğrencilerinin kaldığı, ceza davasında da davalının beraat ettiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/4251 E, 2009/8251 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12659, K. 2010/2158, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama