KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12705 E., 2010/1165 K.·Birleşen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Dosyalar
- 1-İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2006/289 Esas sayılı dosyası
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma
2-İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesinin 2005/112 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen 2005/272 Esas sayılı dosyaları
3-İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi' nin 2005/112 Esas dosyası ile birleştirilen İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi' nin 2005/256 Esas sayılı dosyası
4-İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi' nin 2005/112 Esas dosyası ile birleştirilen İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2005/257 Esas sayılı dosyası
5-İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi' nin 2005/112 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi' nin 2005/285 Esas sayılı dosyası
6-İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi' nin 2005/112 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesinin 2005/265 Esas sayılı dosyası
7-Birleşen Mahkemenin 2006/288 Esas sayılı dosyası
8-Birleştirilen Mahkemenin 2006/296 Esas sayılı dosyası
9-Birleşen Mahkemenin 2006/290 Esas sayılı dosyası
10-Birleşen Mahkemenin 2006/298 Esas sayılı dosyası
11-Birleşen Mahkemenin 2006/297 Esas sayılı dosyası
12-Birleşen Mahkemenin 2006/287 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2006 tarih ve 2006/286-2006/689 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekili, ..., ... ve ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ... (...) vekili, ... vekili, ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde duruşmaya gelen davacılardan ... vekili Av.... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri, asıl ve birleşen 13 adet dava dosyasında, davalı şirketin 7.5.2002 tarihinde fon alacaklarının tahsili bakımından temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine TMSF tarafından el konulduğunu, şirketin 1997 tarihinde kurulup Mart 2000'de halka açık bir şirket haline geldiğini, şirketin 2001,2002 ve 2003 yıllarına ait genel kurulunun 7.2.2005 tarihinde yapıldığını, bu genel kurulda 2000 yılında yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline,
geçmiş genel kurullara ilişkin ibraları hükümsüz kılınan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin haklarında sorumluluk davası açılmasına oybirliği ile karar verildiğini, müvekkillerinin genel kurula katılıp oy kullanamadığını, kararların geçmişteki genel kurulların tüm ibra kararlarının iptali biçiminde alındığını, 2000 yılında yapılan genel kurul için karar alındığı halde sorumluluk davası açılması yolundaki kararın geçmiş yılları kapsamasının geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 7.2.2005 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın TTK.nun 381/1. maddesi hükmü uyarınca 3 aylık sürede açılmadığını, davacılar aleyhine alınan karara istinaden İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/61 esas sayılı dosyası ile 8.2.2005 tarihinde açılmış surumluluk davasının bulunduğunu, davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacılar aleyhine sorumluluk davası açıldığına göre, önceki ibraların hükümsüz sayılması kararının yerinde olup olmadığının işbu davada irdelenip çözümleneceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların davacılarının hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekili, ..., ... ve ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ... (...) vekili, ... vekili, ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı ... vekili 20.1.2010 tarihli dilekçe ile davacılar ...,..., ..., ..., ... ve ... vekili ise 20.1.2010 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Dosyada bulunan vekaletnameler uyarınca davacılar vekillerinin davadan feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Feragat ile dava ortadan kalktığından, davacıların temyiz isteği üzerinde inceleme yapılamaz.
Bu durum karşısında karar ortada durdukça mahkemenin davayı yeniden ele alması mümkün değildir ve feragat nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemenin feragat hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmektedir. (11.4.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK.21.11.1981 gün ve 1981/2-551)
2- Diğer davacılar ... vekilinin, ... vekilinin, ... ve ..., ..., ..., ... ve ..., ... (...), ..., ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,bu davacılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu davacılar yönünden onanmasına karar vermek karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12705, K. 2010/1165, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama