KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12757 E., 2011/5709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2009 tarih ve 2004/601-2009/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliye sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında meydana gelen kaza nedeniyle emtianın hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 32.774,49 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline 24.06.2009 günü tebliğ edilmiş ve daha sonra davacı vekili tarafından davacı şirketin yeni unvanının karar başlığında yazılmasına ilişkin tavzih isteminde bulunulmuş ve yeni unvanın yazıldığı tavzih kararı davalı vekiline 29.07.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Her ne kadar anılan vekil tarafından tavzih kararının tebliğinden itibaren yasal süresi içinde karar temyiz edilmiş ise de, temyiz dilekçesindeki açıklamalardan tavzih kararının temyiz edilmediği, mahkemenin esas hakkındaki kararına yönelik temyiz itirazlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz dilekçesinin içeriğine göre mahkemenin esas kararına yönelik temyiz isteminin HUMK'nun 432. maddesinde yazılı süre geçirilmiş olması nedeniyle anılan Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12757, K. 2011/5709, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama