KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12775 E., 2011/5625 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2008/518-2009/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi iken istifa ettiklerini, şirket organsız kaldığı için kayyım atanması amacıyla dava açıldığını, şirketin 28/05/2008 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu kararı ile yeni yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin seçildiğini, şirket organsız kaldığı halde kanuna aykırı olarak seçimin yapıldığını, ayrıca 21.04.2008 tarihli genel kurulda alınan anasözleşme değişikliğine ilişkin kararın iptali için dava açtıklarını, genel kurulun denetçi tarafından toplantıya çağrıldığını, 5. gündem maddesi ile onaylanan bilanço ve kar - zarar hesaplarının gerçeği yansıtmadığını,
organsız kalan şirkette yetkisi bulunmayan yönetim kurulu tarafından hazırlanan bilanço ve dayanaklarının yasal bulunmamasına karşın onaylanmasının yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, usulsüz onaylanan yönetim kurulu ve denetçilerinin ibrasına ilişkin gündemin 6. maddesi ile, seçilen yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin gündemin 7. maddesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 28/05/2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararların yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olduğunu, davacıların zamansız ve kötüniyetli istifa ile şirketi yönetim organından yoksun bırakmayı amaçladıklarını, bilanço ve kar - zarar tablolarının gerçek durumu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, şirketi toplantıya davete yetkili organın yönetim kurulu olduğu, üç kişilik yönetim kurulundan iki üyesinin ayrılmış olması nedeniyle toplantıya davetin denetçi tarafından yapıldığı ve geçerli olduğu, toplantı yeter sayısının bulunduğu, 3 no.lu gündem maddesinde yer alan, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın, toplantı ve karar nisabı bakımından yeterli oy sayısıyla alındığı ve anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığı,
anonim ortaklık yönetim kuruluna seçilen pay sahibi olmayan bir kimsenin göreve başlayabilmesinin pay sahibi olması ile mümkün olacağı, 5. maddesinde 2006-2007 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının karara bağlanması hususunda davacıların kâr-zarar hesaplarının hangi nedenlerle gerçeği yansıtmadığı konusunda somut dayanak ve delil gösterilmediği, 6. maddesinde yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ibrası konusunda TTK.'nın 374/2. maddesi'ne göre yönetim kurulu üyelerinin kendi ibraları konusunda oy kullanma yasağı bulunduğu, yönetim kurulu üyesinin ibra kararında oy kullandığı, denetçinin ibrası kararının geçerli olduğu,
7 nolu maddesinde TTK. 334. ve 335. maddelerinde belirtilen konularda izin verilmesine yönelik kararın yönetim kurulu üyesi ...'ın katılımıyla alındığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, genel kurulda alınan 6. maddedeki yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptaline, 7. maddedenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme kararı, davacılar ...ve...vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Ancak, davacı ... 07.06.2010 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden feragat etmiştir.
HUMK'un 91. maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. O halde, feragat nedeniyle davacı ...'ın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı...vekilinin ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12775, K. 2011/5625, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama