KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12840 E., 2010/2403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ödemiş Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.09.2007 gün ve 2006/390-2007/280 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.06.2009 gün ve 2008/1906-2009/6700 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin banka hesabından vadesinden önce üçüncü kişilerce para çekilerek hesabın kapatıldığını, sahte belge ve kimlik kullanan ve sahte imza atan kişilere ödeme yapan davalının sorumlu olduğunu ve bu kişilerin halen ağır ceza mahkemesinde yargılandıklarını ileri sürerek, 17.347,79 TL vadeli hesabın 45 günlük vadesi dolduğunda ulaşacağı bedelin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 23.05.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebi 23.005,31 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, nüfus müdürlüğünden verilmiş bir cüzdana dayalı olarak noterce düzenlenen vekâletname ile gerçekleştirilen işlemde, bu belgelere güvenmek zorunda olan müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarına göre davacının verdiği ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüyle 23.005,31 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemiz'in 01.06.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12840, K. 2010/2403, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama