KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13076 E., 2011/5864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2009 tarih ve 2008/687-2009/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 01.09.2000 tarihinde 89.205 DM (87.114,70 YTL) tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “Ortaklık Durum Belgesi” ve “Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu” adlı belgeler verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini,
davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 6.500,00TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan “Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş”nin sicil adresinin Konya olup, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, HUMK’nun 17.maddesi uyarınca bu konudaki davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı tarafından davalılardan Kombassan İnş. A.Ş.’ne para ödendiği, davalılar tarafından da davacının anılan şirketin ortağı olduğunun kabul edildiği ve davacıya ortaklık belgesi verildiği, davanın bu yönüyle HUMK.’nun 17. maddesi uyarınca anılan davalı şirketin sicil kaydının bulunduğu Konya’da görülmesinin gerektiği, anılan ortaklık belgesi ile diğer davalıların bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle Kombassan İnş. A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliğine ve bu davalı yönünden dosyanın ayrılarak kararın kesinleşmesi ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılardan Kombassan İnşaat San. A.Ş. aleyhine açılan davada verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece, davalı ... İnşaat A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.
Haklarındaki davaların reddine karar verilen davalıların hukuki durumu davacının ortaklağının usulünce gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlı bulunduğundan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı ..., ..., ... ve davalı ...Ş. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13076, K. 2011/5864, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama