KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1310 E., 2010/12217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2006/785 - 2008/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2010 gününde davacı avukatı... geldi, tebligata rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan şirketin müvekkili sigortacının acente olarak asıl borçlu, diğer davalıların ise müşterek ve müteselsil borçlu ve kefil olarak yani garantör olarak imzaladıkları sözleşmede, acentelik faaliyetinden doğacak borç ve yükümlülüklerden sorumlu olacaklarını tüm davalıların kabul ettiklerini, sözleşmeyi fesheden davacının 2006 yılında gönderdiği ihtarnameye rağmen davalıların ödeme yapmadıklarını ileri sürerek, 391.976.48 YTL'nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir.
Diğer davalılar vekili, sözleşmede kefalet limitinin gösterilmediğini, bu nedenle kefaletin batıl olduğunu, ilk yıl feshedilmeyen sözleşmenin sadece bir yıl daha uzadığını, buna göre 02.12.2005 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, gerçek kişi davalıların sözleşmede müteselsil ve müşterek borçlu ve kefil olarak imzalarının bulunduğu, ancak kefalet miktarının yazılı olmadığı, 02.12.2003 tarihli sözleşmenin 37 nci maddesinde bir yıl olarak belirlenen sürenin feshedilmemesi nedeniyle bir yıl uzadığı, daha sonraki yıllar için uzatıldığı kefillere bildirilmeden, kefalete geçerli olmadığı, sözleşmenin 02.12.2005 günü sona erdiği, BK'nun 484 ncü maddesi uyarınca belli bir miktar gösterilmesi şartının oluşmadığı, bilirkişinin garantör sıfatlarının bulunduğuna dair görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle davanın davalı acente bakımından kısmen kabulüne, diğer davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde dayandığı Dairemizin 24.04.2008 tarih ve 2006/13149 Esas, 2008/5480 Karar sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin 21.11.2008 tarih ve 11366/13186 sayılı ilam ile kabul edilip, bozma ilamının kaldırılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1310, K. 2010/12217, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama