KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13100 E., 2010/2142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2007 gün ve 2004/847 - 2007/168 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.06.2009 gün ve 2008/3990 - 2009/7989 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ticari muamele yapmak üzere şube niteliğini haiz olarak Kuşadası’nda perakende satış mağazası açtığını, işyerini tescil ettirmeleri yönündeki ihtara davalının olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, davalının Kuşadası Ticaret Sicili’ne resen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olup, Kuşadası’nda bulunan mağazanın ayrı bir muhasebesi olmadığını, müstakil ticari işlem yapmadığından şube niteliği bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının işyerinde merkeze bağlı ancak yer ve yönetim bakımından merkezden ayrı işyeri olduğu, bu işyerinde asli nitelikte ticari işlemler yapıldığı, perakende mal satıldığı ve şube niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Kuşadası Şubesinin re’sen tesciline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 29.06.2009 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13100, K. 2010/2142, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama