KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13108 E., 2011/6044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2007/189-2009/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyenin şehir içi yolcu taşımacılığında işlettiği araçta yolculuk yaptığını, araçtan inerken arka koltuk önündeki tutamaktan tuttuğunu, ancak bu tutamağın üzerindeki cıvatanın ucunun dışarıda bırakılmasından dolayı müvekkilinin parmağındaki yüzüğün bu cıvataya takıldığını, bu nedenle müvekkilinin yaralandığını, dört beş kez ameliyat olmasına rağmen parmağının iyileşmediğini ve sakat kaldığını, aracın işleteni olan belediyenin yaralanmadan sorumlu olduğunu, ayrıca aracı sigortalayan diğer davalının da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, çalışma gücü kaybı ve sürekli sakatlık nedeniyle 20.000 TL maddi tazminatın, 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Güven Sigorta A.Ş. vekili, söz konusu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçede tedavi gideri ile sakatlık halinin teminat altına alındığını, geçici iş göremezlik gelir kaybı ile manevi tazminatın teminat kapsamında olmadığını, davacının müvekkiline müracaat etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, hizmet kusurundan kaynaklanan davanın idari yargıda görülmesinin gerektiğini, zararın ve sebebinin ispatlanmasının gerektiğini, zararın sigorta şirketinden tahsil edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı belediyenin işlettiği otobüste yolcu olduğu, yolculuk sonrası durakta inerken kapının kenarında bulunan tutamak üzerindeki vidaya davacının parmağındaki yüzüğün takıldığı, bir süre davacının orada asılı kaldığı ve daha sonra düşerek yaralandığı, tutmaktaki cıvata somun bağlantısının özensiz yapıldığının ve cıvatanın 16 mm dışarıda çıkıntısının kaldığının tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığı, belirlenen maluliyet oranına göre maddi tazminat miktarının tespit edildiği,
ayrıca olayın mahiyeti gözetilerek manevi tazminat miktarının takdir edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 7.756,37 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden sigorta poliçesi limitinde olmak üzere ve bu davalı yönünden dava tarihinden, diğer davalı yönünden olay tarihi olan 06.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, 8.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı belediyeden tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren mümeyyiz davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, yargılama giderleri de davanın kabul ve ret oranına göre yanlış hesaplanmıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13108, K. 2011/6044, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama