KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13398 E., 2011/8701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2009 tarih ve 2008/134 - 2009/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tescilli “ORTOSELLA” markasının sahibi olduğunu, davalı ile müvekkili arasında anılan markayı taşıyan ürünlerin satış yetkisinin davalıya verilmesine ilişkin sözlü anlaşma bulunduğunu, 2004 yılından beri davalının bu ürünlerin satışını yaptığını, 2006 yılı sonlarına doğru satış miktarında azalma olduğunu, müşterilerden gelen şikayetler üzerine müvekkili şirketin elemanlarının yaptığı incelemede, davalının müvekkilinin imalatı olmayan ürünleri “ORTOSELLA” markası altında sattığının tespit edildiğini, bu hususta mahkeme aracılığıyla da tespit yapıldığını,
davalının eyleminin 556 sayılı KHK hükümlerinin açık bir ihlali olup müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ve kazanç kaybına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Bursa’da ikamet ettiğini ve yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri olduğunu, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtilen ürünün “ORTOSELLA” markalı ürün olmadığını, ürünün üzerinde anılan marka yazmadığı gibi müşteriye de ürün satılırken davacıya ait markalı ürün olduğunun söylenmediğini, müvekkilinin davacıya ait markayı taşıyan ürünlerle birlikte başka ürünler de sattığını, muhafaza altına alınan ürünlerin hiçbirisinin taklit olmadığını, müvekkilinin davacının markasını taklit etmediğini ve davacının imalatı olmayan ürünleri “ORTOSELLA” markası adı altında satmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı arasında "ORTOSELLA" markalı ürünlerin satılması yönünde ticari ilişkinin mevcut olduğunun tartışmasız olduğu, tespit dosyası, bilirkişi raporu ve tanık beyanları dikkate alındığında davalının müşterilerine "ORTOSELLA" markalı ürün adı altında "ORTOSELLA" markalı olmayan ürün sattığı ve söz konusu markayı taşıyan ürünlerin içini değiştirerek daha düşük kalitedeki malzemeler koyarak satışa sunduğu, 556 KHK'nin 61,9 md. kapsamında davacının marka hakkının ihlal edildiği, davacının isteyebileceği tazminat miktarının talebinin çok üzerinde olduğu,
davalının haksız eylemi ile davacının markasının itibarının tüketici nezdinde zedelendiği, davacının manevi tazminata da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13398, K. 2011/8701, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama