KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13463 E., 2010/2718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2007 gün ve 2004/873 - 2007/368 sayılı kararı taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...’ın müvekkili şirketin ortağı olduğunu, dava dışı ...isimli şahsın müvekkilinden giyim eşyası alıp karşılığında davalıya ait toplam 89.204,00 YTL tutarındaki çekleri verdiğini, ilk çekin 13.09.2004 tarihinde bankaya ibrazında, banka tarafından çekin sahte kimlikle alınmış olduğu söylenerek çekin teslim alındığını, diğer çeklerin de istenmesi üzerine çeklerin bankaya ibraz edildiğini, çeklerin üzerine "hamilin rızasına binaen teslim alındığı ve hiçbir işlem yapılmadığı" şerhinin düşüldüğünü, çeklerin müvekkillerinin elinden alınması nedeniyle alacağını tahsil edemediğini, zarara uğradığını,
zararın doğmasında sahte kimlikle çek karnesi veren davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin zararı olan 82.135,00 YTL, ...’ın ise 7.069,00 YTL olmak üzere toplam 89.204,00 YTL’nın en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek hesabının nüfus cüzdanı sureti, vergi levhası, imza sirküleri, ikametgâh belgesi gibi gerekli belgelere göre açıldığını, çek hesabı açılırken gereken dikkat ve özenin gösterildiğini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, öncelikle cirantalara karşı takip yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, faturalara karşılık teslim edilen mallar için 7 adet çekin dava dışı ...’dan alındığı, 10.09.2004 keşide tarihli 7.069,00 YTL’lık çekin şirket müdürü ... tarafından davalı bankaya 13.09.2004 tarihinde ibraz edildiği ve çekin banka tarafından teslim alınması nedeniyle davacının çekin sahte kimlikle alınmış çek olduğunu öğrendiği, diğer çeklerin de iadesinin istenmesine rağmen bu durumun öğrenilmesinden 14 gün sonra 27.09.2004 tarihinde dava dışı şahsa mal teslim edildiği, zararın bizzat davacıların kusurundan kaynaklandığı, davacılar vekili 08.10.2007 tarihli dilekçesi ile malların daha önceden teslim edildiği,
faturaların 27.09.2004 ve 28.04.2004 tarihinde düzenlendiğini iddia etmiş ise de dava açarken sunduğu belgelere göre bu yönde değişen iddiasının kabule değer görülmediği, Yargıtay uygulamalarına göre öncelikle hakkında soruşturma açılan dava dışı kişi aleyhine alacağın tahsili için takip ya da dava açması gerektiği, bundan sonuç alamadığı taktirde bankanın kusurundan dolayı dava açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/1779 E, 2009/6361 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacıların hayali şahıs hakkında dava açmaları söz konusu olamayacağından mahkemenin bu yöndeki gerekçesi yerinde değilse de,6 adet çeke ilişkin diğer gerekçe yerinde görülmekle taraf vekillerinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13463, K. 2010/2718, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama