KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13485 E., 2011/7068 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2004/464 E - 2004/525 K
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2009 tarih ve 2004/438 - 2009/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile birleşen davanın davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin bulunduğu çarşıda başka bir dükkan esnafının kullandığı jeneratörünün neden olduğu yangın sonucu hasara uğradığını, davalının sık ve zamansız elektrik kesintisine gitmesi, çarşı esnafını jeneratör kullanmaya zorlaması ve bu yönde bilgilendirme eksikliğinin bulunması nedeniyle olayda %20 oranında kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, sigorta ettirene tazminat ödendiğini ileri sürerek, kusur oranına tekabül eden 11.650.000.000 TL’nin faiziyle tahsiline, birleşen davasında da; bina maliki davalının %20 kusurlu olduğunu, BK'nun 58. maddesine göre sorumlu bulunduğunu belirterek ve ıslah isteminde bulunarak, 46.600.000.000 TL’nin bu davalıdan tahsili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davanın davalısı vekili, müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, elektrik kesintisi ile yangının çıkması arasında illiyet bağı bulunmadığını, ceza soruşturmasının devam ettiğini, tespit ve diğer raporları kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, gerekli tüm önlemlerin alındığını, dükkanları kullananlara her türlü ihtarın yapıldığını, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesi ve aynı olayla ilgili olarak başka mahkemelere sunulan bilirkişi raporları ile alınan raporların birlikte değerlendirildiği, davalı Tedaş’ın kusurlu olduğu yönündeki görüşe itibar edilmediği, elektriklerin kesik olduğunun bilindiği halde ve yangının çıktığı işyerinde bulunması gereken jeneratörün karanlıkta dikkatsizce çalıştırılmasından dolayı olayın kaynaklandığı, yeterli yangın cihazı bulundurulmadığından yangının söndürülemediği, elektrik kesilmesiyle meydana gelmediği,
elektriklerin kesik olması olgusu ile elektriklerin kesildiği anda yangının çıkması olgusunun birbiriyle karıştırılmaması gerektiği, uygun illiyet bağı bulunmadığı, zararın belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yangının çıktığı dükkan ile davacının sigortaladığı işyerinin dahil olduğu iş merkezinin mülkiyetinin davalı Ankara İl Özel İdaresi’ne ait olmasına, bu işyerindeki dükkanları kiraya vererek işlettiğinin, yönetiminin, temizlik ve güvenlik hizmetlerinin kendisi tarafından tayin edilen kişilerce yerine getirildiğinin sabit bulunmasına, davacının, aynı zamanda işletme kusuruna da dayanmış olmasına,
yanıcı malzemelerin de satıldığı dükkanların bulunduğu böylesine büyük bir iş merkezinin günün teknolojisine uygun olarak merkezi jeneratör yedekleme sistemi ile yangın çıkması halinde devreye giren otomatik yangın kesici tertibatını kurmayan davalı malikin meydana gelen zarardan ayrıca BK.nun 58. maddesi uyarınca sorumlu bulunmasına göre, davacı vekili ile davalı Ankara İl Özel İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalılardan İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği aleyhine açtığı birleşen davada bu davalının bina sahibi sıfatıyla sorumlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
BK'nun 58 nci maddesi uyarınca bina sahibi yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan sorumlu olup, ancak mücbir sebeb, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yasa koyucunun bina sahibinin yapım yanında bakım eksikliğinden de sorumlu tutması zaman içinde eskiyen binaların yaratacağı zarar tehlikesidir.
Yanlar arasında çekişmesiz olduğu üzere zarara neden olan yangın bir kiracıya ait işçinin çalışmakta olan mobil jenaratöre benzin koymasından kaynaklanmıştır. Yangının çıkması binanın yapım ve bakım eksikliğinden kaynaklanmamış, üçüncü kişinin ağır kusuru yangına neden olmuştur. Bu itibarla illiyet bağının kesildiği ve birleşen davanın davalısının aleyhine açılan davanın reddi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk kararına karşıyım.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13485, K. 2011/7068, 10 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama