KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13500 E., 2011/14787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2009 tarih ve 2008/1-2009/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2011 gününde davalılar HSBC Bank A.Ş. avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve diğer davalı TPE avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 35-08. sınıfta yer alan ürün ve hizmetlerde kullanmak üzere "AVANTAJ" ibareli markanın tescili için davalı Türk Patent Enstitüsüne başvuruda bulunduğunu, başvuruya davalı HSBC Bank A.Ş tarafından yapılan itiraz üzerine TPE YİDK tarafından davalının “ADVANTAGE TATİL + Şekil” markası ile “A.ADVANTAGE.MALL” ibareli markaları benzer bulunduğundan marka başvurularının reddedildiğini, oysa müvekkilinin uzun zamandır mağazacılık faaliyetlerinde bulunduğunu ve analan markayla tanındığını, bunun markaya ayırt edicilik ve üstünlük kattığını,
müvekkilinin markası redde dayanak markalarının görsel biçimsel işitsel benzerliklerinin bulunmadığını, markaların hizmet verdikleri sektör ve tüketici kitlelerinin de farklı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK tarafından verilen 2007-M-5884 sayılı kararının iptaline ve marka başvurularının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TPE.vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkili adına tescilli bir çok marka olduğunu ve markalarının tanındığını,davacı başvurusunun tescilinin müvekkil markasının tanınmışlığından haksız yararlanabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının başvurusunun "AVANTAJ" ibaresinden oluştuğu ve davalı şirketin redde dayanak yapılan markalarının da esas unsuru niteliğinde olduğu, davacı markasıyla benzerlikte esas alınan "ADVANTAGE" kelimesinin ingilizcede “avantaj, üstünlük” anlamına geldiği, dolayısıyla taraf markalarının anlamsal, sessel ve görsel açıdan benzer olduğu,
556 sayılı KHK'nın 7/son maddesinin 22/06/2004 tarihindeki değişiklikten önceki şeklinin" Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b) (c) ve (d) bendlerine göre tescili reddedilemez" hükmünü haiz olduğu, değişiklikten önce marka sicilinde tescilli bir marka varken, bu markanın benzerinin daha önceden kullanılıp ayırt edicilik kazanma gerekçesiyle tescil edilebilmesinin mümkün olabildiği,
davacının marka başvuru tarihinin 23/03/2004 olması nazara alındığında 556 sayılı KHK'nın 7/son maddesi hükmü gereğince önceki tarihli tescilli markalara rağmen başvurunun tescilinin söz konusu olabileceği, davacının başvuru konusu hizmet markasını "mağazacılık" alanında başvuru tarihinden önce 1997 tarihinden itibaren kullandığı ve bu işarete ayırt edici nitelik kazandırarak, ticaret alanında kendisini bu marka ile kabul ettirdiği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2007-M-5884 sayılı kararının 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi gereğince iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13500, K. 2011/14787, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama