KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13584 E., 2010/2583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 gün ve 2006/416-2008/101 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.06.2009 gün ve 2009/1915-2009/7248 sayılı kararı aleyhinde davacı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 19.08.1998 tarihinde Kuzey Kıbrıs T.C.'nde kurulan davalı ... Security Off Shore Ltd. Şti'ne, diğer davalı ...
Ticaret ve Kredi Bankası aracılığı ile mevduat hesabı açtığını, davalı ...'in büyük ortak olarak her iki bankanın yönetimine hakim olduğunu, anılan bankanın ortaklık hakları ve yönetimin 22.10.1999 tarihinde davalı TMSF'ne devredildiğini, müşteriler paralarının gerçekte Kıbrıs'ta kurulan şirkete aktarılmayıp Off Shore hesabına yatırıldığını, Yurtbank'ın, Balkaner Holding ve ...'nin kredi kaynağı olarak kullanıldığını, TMSF'nun bu duruma zamanında müdahale etmediğini, mudilerin haklarının korunmadığını, TMSF'na devredilen Yurtbank'ın 26.01.2001 tarihinde Ulusal Bank T.A.Ş. bünyesinde,
17.04.2001 tarihinde Sümerbank A.Ş. bünyesinde birleştiğini, 11.01.2002 tarihinde de Oyakbank A.Ş.'ne devredildiği, Yurtbank A.Ş.'ne yatırdığı paranın TMSF'ne devir tarihinde 30.702.982.876 TL'na ulaştığını ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TMSF, ..., Balkaner Holding A.Ş. ve Oyakbank A.Ş. vekilleri davanın reddini istemişlerdir. Diğer davalı ... Security Off Shore Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının yatırdığı parayı Yurtbank A.Ş.'nin davacının talimatı ile off shore hesabına aktardığı, off shore hesabının davacının iradesine uygun olarak açıldığı, davacının 19.11.2006 tarihli dilekçesi ile 2 ayrı hesapta biriken 28.420.98 YTL'nın ödenmesini talep etmekle, kendini bu miktar ile bağladığı, bu meblağdan Yurt Security Off Shore Ltd.Şti.'nin sorumlu olduğu, bu davalı ile Oyakbank A.Ş. arasında, Yurtbank A.Ş.'nin Oyakbank'a devrinden önce ve sonra hiçbir fiili ve hukuki bağ kurulamadığı,
off shore hesabındaki paranın davacıya ödenmemesinde Oyakbank'a yüklenebilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığı, off shore hesabındaki parayı davalılar ... ve Balkaner Holding A.Ş.'nin kredi kaynağı olarak kullandıkları kanaatine varılmış ise de, davacının bu davalılara yönelmeden önce ayrı tüzel kişiliği olan Yurt Security Off Shore Ltd.Şti. aleyhine takibe geçip, aciz vesikası alması gerektiği, bunlar yapılmadığına göre bu davalılar hakkında bu dava şartının doğmadığı,
TMSF hakkında görevindeki ihmal nedeniyle davacının zarar gördüğünü iddia edilmesi karşısında idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle TMSF hakkındaki dava dilekçesinin bu nedenle reddine, Oyakbank hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, Yurt Security Off Shore Ltd.
Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın dava şartları olmadığından reddine karar verilmiş,kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemizin 15.06.2009 tarihli ilamının ikinci sayfasının üçüncü fıkrasındaki açıklamalar dava dilekçesinde ayrı olarak davalı gösterilen Oyakbank A.Ş. hakkındaki davaya ilişkin olup, Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Oyakbank A.Ş. hakkındaki davaya ilişkin olarak bozma kararının 2. sayfasının ikinci fıkrasında açıklama yapılmış olmasına göre, davacının HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Ltd. dışındaki davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından önce İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.
bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca,
gerek davalı ...’in ve gerekse Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, bu davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizin 2009/1915 E, 2009/7248 K sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13584, K. 2010/2583, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama