KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13672 E., 2011/6844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2009 tarih ve 2007/163-2009/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Yıldız Çorapları” markasının sahibi olduğunu, davalının “Hasyıldız Çorap” adı altında çorap üretip pazarladığını ileri sürerek, davalının ticaret unvanında, evrakında ve tanıtma vasıtalarında yer alan “Hasyıldız” ibaresinin silinmesine, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesine, haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.750 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda ticari faaliyette bulundukları, davacının ticaret siciline tescil tarihinin daha önce olması nedeniyle davacının öncelik hakkında sahip olduğu, davalı tarafından kullanılan “Has” ekinin ayırt edici mahiyette olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, “Hasyıldız” ibaresinin davalının evrak ve tanıtım vasıtalarından çıkartılmasına, 2.150 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup bu temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıtettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davalının kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, dosya içeriğinde dava konusu olayla ilgili olduğu iddia edilen ceza mahkemesi beraat kararı örneğinin mevcut olduğu ve bu kararın gerekçesinde, taraf markalarının benzemediği yönünde maddi vakıa tespiti yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, söz konusu ceza davasının işbu dava dosyasındaki olaya ilişkin olup olmadığı kesin olarak tespit edildikten sonra aynı olaya ilişkin olması halinde, ceza davasının kesinleşmesi beklenerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13672, K. 2011/6844, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama