KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13696 E., 2010/1323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.06.2006 gün ve 2006/203-2006/352 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.07.2009 gün ve 2009/4823-2009/8526 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, THK’nun maliki olduğu otelin davacı şirkete 16.05.1985 tarihli sözleşme ile kiralandığını, binanın hayati bir onarıma ihtiyaç duyması nedeniyle Loytaş Otelcilik A.Ş. ile ortak olunduğunu, otelin masraflar yapılarak 5 yıldızlı hale getirildiğini, davacı şirketin 07.06.2000 tarihli genel kurulunda davalı ...’ın şirketi münferiden temsil ile ilzama yetkili kılındığını ve 27.11.2000 tarihinde de tahliye taahhüdü imzalayıp 01.12.2000 tarihinde şirketteki payını devredip ayrıldığını, devir sözleşmesinde de şirket kayıtlarında hiçbir şeyi gizlemediğini ve taahhütte bulunmadığını bildirdiğini,
davacı şirketin yaşamının dava konusu oteldeki haklarının devamına bağlı olduğunu, böylesine önemli bir konuda genel kurul ve yönetim kurulu kararının şart olduğunu, tahliye taahhüdü vermenin yönetim kurulu üyesinin görevleri arasında bulunmadığını, davalıya verilen yetkinin günlük olağan işlemlere ilişkin olduğunu, fiilen kiracı olan Loytaş A.Ş.’ne davalı THK tarafından gönderilen yazıda kira süresini 2020 yılına kadar uzatıldığının bildirildiğini, ancak daha sonra 27.11.2000 tarihli geçersiz tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye davası açıldığını, tahliye taahhüdünden kimsenin haberi olmadığını,
kira sözleşmesini şirket adına 4 kişinin imzaladığını, en azından taahhüdü de bu kişilerin vermesi gerektiğini, davalı ...’in tahliye taahhüdü verdiği tarihten 4 gün sonra şirketteki hissesini devretmiş olmasının hisse devralanların da kandırıldığını gösterdiğini ileri sürerek, 27.11.2000 tarihli tahliye taahhütnamesinin iptaline, davalı ...’den şimdilik 20.000 YTL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekilleri, (ayrı, ayrı) davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taahhüdün iptaline, tazminat isteminin reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13696, K. 2010/1323, 5 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama