KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13829 E., 2010/2613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- Amasya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Amasya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2007 gün ve 2007/426-2007/892 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.06.2009 gün ve 2008/3775-2009/7309 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin buğday unu, kepek vs. ürünlerin hem üretimini hem de çevre illerde pazarlanması işi ile iştigal ettiğini, aynı faaliyet konularında çalışan 13 şirketin bir araya gelmesiyle davalı şirketin kurulduğunu, davalının Vakıflar Bankası Samsun Şubesi'nden almış olduğu krediyi ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü, yöneticilerin sermaye artımı yapacakları gerekçesiyle müvekkilinden (25.000) USD tahsil etmelerine rağmen sermaye artırımının gerçekleştirilmediğini,
müvekkilince davalıdan alınan mal bedelleri karşılığında yapılan fazla ödemeler de dikkate alındığında davalı uhdesinde sebepsiz şekilde (50.930) USD karşılığı (78.689.285.035.-)TL'nın kaldığı, davalı ile ortakları arasındaki açık hesap olarak devam edip dört adet çekin de bedelsiz kalıp iadesinin gerekmesine rağmen davalı tarafından Amasya İcra Müdürlüğü'nün 2001/3059 esas sayılı takip dosyasından icraya konulduğunu,
gene davalının Vakıflar Bankası Samsun Şubesi'nden kullandığı kredi karşılığında bankaya teminat olarak vermek üzere aldığı çekleri ise bankaya teslim etmeyerek icra takibine konu borcunun ödenmemesi halinde ödenmesinin talep edilebileceğini, oysa şirketin bankaya olan borcunun ödenmiş olması nedeniyle bu çeklerin de iadesinin gerektiğini belirterek,
Amasya İcra Müdürlüğü'nün 2001/3059 ve 2002/2150 esas sayılı dosyasında takip edilen çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, haklı bir neden olmaksızın fazladan ödenen (78.689.285.035.-)TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcundan fazla miktarda ödeme yaptığı iddiasının doğru olmadığını, menfi tespit davalarında ispat yükünün senedin karşılıksız olduğunu iddia eden taraf olan davacıda bulunduğunu, yine bu ispatın ancak kesin ve yazılı delille yapılabileceğini savunarak, davanın reddine ve % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın reddi ile anılan takiplerin devamına ve takip dosyalarındaki asıl alacağın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine diğer temyiz itirazları reddedilip tazminat bakımından davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13829, K. 2010/2613, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama