KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14068 E., 2011/7633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.10.2009 tarih ve 2009/57-2009/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili Polyset Teks. San.ve Tic. A.Ş.'nin davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, kuruluşta yapılan anasözleşmede müvekkili şirketi davalı şirketin yönetim kurulunda temsil etmesi için vekaletname ile temsil yetkisi verilmediği halde ...'un davalı şirketin yönetim kurulu üyesi seçildiğini, müvekkili Polyteks Teks. San. Araşt. ve Eğitim A.Ş.'nin diğer davacı Polyset Teks. San.ve Tic.
A.Ş.'nin hisselerinin tamamını 09.10.1996 tarihinde devralarak davalı şirkete ortak olduğunu, hisse devrinden sonra davacı Polyteks Teks. San.
Araşt. ve Eğitim A.Ş.’nin davalı şirket nezdinde kendisini temsil için kimseyi temsilci veya vekil tayin etmediğini, ...'un davalı şirkette şahsi hissesi de olmamasına rağmen davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak göründüğünü, müvekkili şirketleri temsile yetkisi olmadığı halde 30.03.1997 tarihinde yapılan 1996 yılı olağan genel kurul toplantısında, 29.03.1998 tarihinde yapılan 1997 yılı olağan genel kurul toplantısında, 03.04.2000 tarihinde yapılan 1998/1999 yılları olağan genel kurul toplantısında ... müvekkili şirketleri temsilen katıldığı ve müvekkili Polyset Teks.
San.ve Tic.
A.Ş. hissesini devrederek ortaklığı kalmadığı için anılan genel kurul toplantılarında ortak gibi göründüğü için anılan genel kurulların ve alınan kararların yoklukla sakat olduğunu ileri sürerek, davacı şirketlerin davalı şirketin yönetim kurulunda temsil edilmediğinin ve davalı şirketin 30.03.1997-29.03.1998-03.04.2000 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla sakat olduklarından yok hükmünde olduklarının tespitine, davacı şirketleri temsil yetkisi olmayan ve davalı şirkette kişisel ortaklığı bulunmayan ...'un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiş,
ıslahla önceki taleplerine ek olarak davalı şirketin pay sahibi olmayan ...'un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin davacı şirketi temsilen olmadığının, kendi adına olduğunun, ...'un davalı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin ve alınan kararların davacı şirketleri bağlamadığının, ... davalı şirkette pay sahibi olmadığından yönetim kurulu üyeliğini ifa etmesi, kararlara katılması,
kararlardan sorumlu olmasının olanaksız olduğunun tespitine, davacı Polyset Teksil ve San. ve Tic.AŞ.'nin 14.06.1996 tarihinde kurulan davalı şirketin kurucu ortaklarından olmamasına rağmen anasözleşmeye Polyset A.Ş. adına imzalayan vekil ...'a kendisini yönetim kurulunda temsil yetkisi vermediği halde yönetim kuruluna seçildiği ve Polyset A.Ş.'nin hisselerinin tamamını 01.10.1996 tarihinde elinden çıkarması nedeni ile her halükarda ortak olmayan ...'un kuruluştan veya hisse satışından sonra yönetim kurulu üyeliği ifa etmesi, kararlara katılması,
kararlardan sorumlu olmasının olanaksız olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu genel kurul kararları içerik itibari ile iptali kabil olup, yok hükmünde olmadıklarından iptal davası için 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacılar vekilinin açtığı esas davada, davacı Polyset A.Ş.'nin 6 hisse ile davalı şirkete katılarak kurucu ortak olduğu, Polyset A.Ş. genel kurul toplantı tarihlerinde hissesini devrettiğinden ve davalının hissedarı olmadığından toplantı ve kararlara temsilci vasıtasıyla katılmasının usulsüz olduğu, davacı şirketin kullandığı oyların yok sayılması halinde dahi asgari nisabın aşılacağının anlaşıldığı,
davacı şirketlere temsil yetkisi bulunmayan ve davalı şirkette kişisel ortaklığı bulunmayan ...'un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinin yok hükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin haklı olmadığı, ...'un seçildiği dönemle ilgili yönetim kurulu üyeliğinin geçerli olduğu, ancak pay sahibi olmadığından yönetim kurulu üyeliği ifa etmesi, kararlara katılması, alınan kararlardan sorumlu olmasının mümkün olmadığı, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile talep ettiği konuların tek başına davalı şirkete karşı ileri sürülemeyeceği, taleplerin davada taraf olmayan ...'u ilgilendirdiği,
ona karşı da açılmış dava bulunmadığından davacı vekilinin ıslah ile açtığı davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği gerekçesiyle esas davanın ve ıslah ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14068, K. 2011/7633, 23 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama