KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14092 E., 2010/3314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 gün ve 2006/70-2007/761 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.09.2009 gün ve 2008/4888-2009/9325 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, nüfus cüzdanını kaybetmesi üzerine davalı bankaya bildirimde bulunarak sistem kayıtlarına işletmiş olmasına rağmen ertesi gün hesaptaki paranın sahte olarak düzenlenmiş yeni nüfus cüzdanı ile çekildiğini, paranın çekilmesinde gerekli özeni göstermeyen bankanın sorumlu olduğunu, bu nedenle zarara da uğradığını ileri sürerek, toplam 10.044 TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının nüfus cüzdanı kaybını yazılı olarak bildirdiğini ancak alması gereken tedbirlerin söylenmesine rağmen davacı tarafından yapılmadığını, paranın başka şubeye yeni nüfus cüzdanı ibraz edilerek çekildiğini, işlemi yapan kişiyi davacının tanıdığını, bilgilerini o kişi ile paylaşmış olduğunu, yapılan işlemlerde kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hesabında işlem yapan kişinin davacının evinde kaldığı sırada davacının kimliğini ele geçirerek, muhtardan kendi fotoğrafı ile yeni kimlik çıkartmak üzere belgeleri alarak sahte kimliğini çıkarttığı, daha sonra bankada davaya konu işlemi gerçekleştirdiği, davacının kişisel bilgilerini saklamakta gerekli özeni göstermediği, davalı banka personelinin kendisine ibraz edilen gerçek nüfus cüzdanı ile davacıya ait diğer bilgilerin doğru olarak bildirilmesi nedeniyle yaptığı ödemede kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/4888-2009/9325 K sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14092, K. 2010/3314, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama