KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14229 E., 2011/8611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2009 tarih ve 2007/303 - 2009/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı bankanın 200 TL tutarlı (0.0002 YTL) nominal tutarlı hissedarı bulunduğunu, kar payı ve sermaye artırımlarıyla ilgili yapılan başvuru sonucu hakların gasp edildiğini öğrendiklerini, mevzuat uyarınca haklarının bulunduğunu ileri sürerek, 1984 ila 2001 tarihleri arasındaki tüm genel kurul kararlarının iptaline, müvekkillerine verilmesi gereken bedelsiz hisse senedi miktarının tespitine, 1969 yılından bu yana tüm genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptaline, bu istemler kabul edilmezse hissenin reel değeri olarak şimdilik 5.950,00 TL ve ödenmeyen kar payları için şimdilik 50,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, anonim ortaklıkta karın dağıtılması kararı alınmadıkça kâr payının bir alacak davası ile istenmesinin olanaksız olduğu, davacının genel kurul kararına karşı dava yolu ile itiraz edebileceği veya gündeme madde konulmasını teklif edebileceği, bu yolları tüketmeden tazminat davası açamayacağı ve iptal davası açmak için de yasal sürenin dolmuş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14229, K. 2011/8611, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama