KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14305 E., 2011/1006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2009 tarih ve 2006/135-2009/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşımacılık işi yapan davalıya usun süredir alt taşıyıcı olarak hizmet verdiğini, toplam (29) adet fatura karşılığı (32.388,25) TL. Tutarındaki taşıma ücreti alacağının öedenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerçekleştirdiği 10.06.2005 tarihli Trabzon-Ankara taşıması sırasında varış yeri olan Ankara'ya gelen aracın sağ arka kapı mühürünün bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun sürücünün katılımıyla düzenlenen tutanak ile imza altına alındığını, çalındığı şüphesi olan kargolara ilişkin sorumluluğu bulunan davcının müvekkilinden alacak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş; birleşen davada ise kaybolan kargo sahiplerine 25.08.2005 tarihinde ödenen (30.000) TL ile 14.07.2005 tarihinde ödenen (3.300,11) TL karşılığında şimdilik (6.000) TL.' nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ilişkin olarak davacı ve diğer ilgililer hakkında yapılan ceza soruşturmasında dava açmaya yeterli delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının asıl davada (32.388,25) TL tutarında alacaklı bulunduğu, davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen defterlerini sumnadığı, birleşen davada davalı taşıyıcının ağır kusur veya bastı bulunduğunun kanıtlanamadığı, araç sürücüsünün araç mühürünün bozulup bozulmadığını kontrol etmeyerek kusurlu davarandığı,
bu nedenle Aydınoğlu A.Ş.'ne kaybolan eşya için 14.07.2005 tarihli kapalı fatura ile ödenen (3.300,11) TL.'ndan sorumlu bulunduğu, ...'na gider makbuzu karşılığında ödendiği bildirilen (30.000) TL.'nın defter kayıtları ile kanıtlanamadığı gibi bu malın değerinin yükleme sırasında da beyan edilmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının (32.388,25) TL.asıl alacağa yönelik olarak iptali ile takibin anılan asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması suretiyle devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın da (3.300,11) TL.üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14305, K. 2011/1006, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama