KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14467 E., 2011/8695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2009 tarih ve 2009/238-2009/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin hukuken hiçbir hakkı yokken yurtdışında yerleşik Wohlwend AG firmasına ait olan ve 26.11.2007 tarihinde müvekkili şirket ile adı geçen yabancı şirket arasında imzalanan münhasır satış sözleşmesi ve ekleri mahiyetinde olan izin yazılarına istinaden müvekkili firma adına tescil edilen markayı 2001 yılında kendi adına tescil ettirdiğini, 2001 yılından itibaren fason üretim yaptığını, fason ürettiği ürünlerin üzerine üretici firma olarak Wohlwend AG ismini yazdığını, 2007 yılından sonra davalının fason üretiminde bazı değişiklikler yaptığını, davalının haksız ve hukuka aykırı menfaat elde ettiğini ileri sürerek,
davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, markaya tecavüzün önlenmesine, haksız rekabetin önlenmesine, kararın ilanına 10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin ticari merkezinin Beyoğlu olduğunu ve müvekkili aleyhine açılacak davalara bakma görevinin Beyoğlu Mahkemelerine ait olduğunu, davanın esas bakımından da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemli davanın HUMK 46. maddesi gereğince tefrik edildiği, işbu davanın markanın hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin olduğu, 556 sayılı KHK’nun 63/3. maddesi uyarınca 3. kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalının ikematgahı mahkemesi olduğu, davalının ikametgahının da Beyoğlu’nda olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, yetkisizlik itirazının kabul edilmesi karşısında dosyanın yetkili ve görevli Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken, Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14467, K. 2011/8695, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama