İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/14607 K.2010/7494

Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/24-2008/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2009/14607Karar2010/7494Tarih28 Haziran 2010Okuma4 dk · 857 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/14607 E., 2010/7494 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

857 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/24-2008/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin daha önce davalı şirketin ortağı olduğunu yapılan sözleşme çerçevesinde ortaklık payını ...'a devrettiğini, devir sözleşmesinin 15. maddesi gereğince tarafların sözleşmede kararlaştırılan borçların teminatı olarak 150.000,00 TL'lik bono düzenleyerek yediemine verdiklerini, davalının yediemindeki bonoyu ödediği vergi borcundan müvekkiline isabet eden kısmı yönünden takibe koymak üzere almasna rağmen tamamı üzerinden takibe koyduğunu, vergi borcunun usulüne uygun ihtar edilmediğinden müvekkilinin borçtan haberdar olmadığını bu nedenle vergi borcundan sorumlu olmadığını,

sorumluluğu kabul edilse bile sözleşme gereğince ödenen verginin yarısında sorumlu olmasına rağmen senedin tamamı üzerinden kötüniyetli olarak takibe konulduğunu ileri sürerek, senet ve takipte yazılı miktarda borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takibe konu bononun teminat senedi olmayıp cezai şart için verildiğini, ortaklığın sona ermesinden sonra sözleşmede belirlenen yükümlülülerin davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle cezai şart için düzenlenen bononun takibe konulduğunu savunarak, davanın reddi ile % 40 icra inkâr tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu bononun ortaklık ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uğranılan zararın giderilmesi amacıyla verildiği, davacının, sözleşme gereği davalıca ödenen vergi borcunun yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasında takibe konu bono nedeniyle 38.449,96 TL borçlu olduğunun tespitine, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile icra tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Dava, şirket hisse devri sözleşmesi nedeniyle verilen bonodan dolayı takip miktarı kadar borçlu olmadığının tespiti istemidir.

1- Taraflarca düzenlenen şirket hisse devir ve paylaşım sözleşmesi gereğince bono düzenlenerek yediemine verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşmenin 11. maddesi gereğince davacının, şirketin vergi borcundan sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne miktarda sorumlu olduğu ve sözleşmenin 15. maddesi gereğince verilen bononun hangi hukuki nedenle verildiği noktasında toplanmaktadır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin vergi borçlarını düzenleyen 11. maddesinde” 25.07.2005 tarihinden itibaren bütün borçlar ... inşaatındır. Hisselerini devredenlerin hiçbir borcu yoktur. Ancak, Tunahan inşaatından vergi çıkarsa yarısını ..., yarısını ... ödeyecektir. Daha sonra herhangi bir vergi teftişinden 25.07.2005 tarihine kadar olan işlemlerden dolayı vergi çıkarsa yarısını ..., yarısını ...’ın” ödeyeceği, 15. maddede ise, “ İş bu anlaşma için ... (...

İnşaat) ve ... ayrı ayrı 150.000,00 TL senet imzalayarak ...’a teslim edecek. Anlaşma maddelerini yerine getirmeyen tarafın veya herhangi bir nedenle anlaşma maddelerinden mağdur olan taraf iş bu senedi ...’dan alarak işleme koyacaktır” denilmiştir. Mahkemece, takip konusu bononun sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uğranılan zararların teminatı için verildiği kabul edilmiştir.

Mahkemenin vardığı sonuç, taraflar arasındaki sözleşme ve dosya içeriğine uygundur. Ancak, davalı tarafça ödenen vergi borcunun ne kadarından davacının sorumlu olduğu konusunda yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı, ... AŞ.’nin 25.07.2005 tarihine kadar olan vergi borçları ile Tunahan inşaatından çıkacak verginin yarısından sorumludur.

Bu durumda, içinde vergi uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kuruludan, davacının itirazlarını karşılayacak şekilde ... AŞ.'nin belirtilen tarihe kadar tahakkuk eden vergi borcunun aslı ile bu tarihe kadar işlemiş faizinin kuşkuya yer vermeyecek ve denetime elverişli şekilde tespit edilerek davacının sorumluluğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu tarihten sonra oluşan vergi borçları ile gecikme zam ve faizlerinden ise davacı sorumlu tutulamaz.

Davacının sorumlu olduğu döneme ilişkin vergi borcunun aslı ve yine bu dönem içinde işlemiş gecikme faiz ve cezaları tespit edilmeden, davacının 2005 yılının tüm vergi borçlarının yarısından sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde menfi tespit davasında tazminatı düzenleyen İİK.'nun 72/4-5. maddelerinin koşullarını değerlendirmek yerine olayda uygulanma yeri bulunmayan ve itirazın iptali davasındaki icra inkar ve kötüniyet tazminatını düzenleyen İİK.'nun 67. maddesinin şartlarının değerlendirilerek tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru değildir.

İİK.'nun 72/4. maddesi uyarınca menfi tespit davası reddedilen borçlunun tazminata mahkum edilebilmesi için, bu dava sırasında bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu kararın icrası nedeniyle alacaklı davalının alacağını geç almış olması gerekir.

Öte yandan, İİK.'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı-borçlu lehine sonuçlanması üzerine, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı-borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmektedir.

Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Belirtilen yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında somut olayın ele alınarak tarafların tazminat taleplerinin değerlendirilmemiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3- Kabule göre de, dava menfi tespit davası şeklinde açıldığına göre, davacının borçlu olmadığı miktarın tespitine karar verilmesi ve harç ve yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu miktarın esas alınması gerekirken, borçlu olduğu miktarın tespitine harç ve yargılama giderlerinin tayininde de bu miktara göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan (1) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) ve (3) bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulmasına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14607, K. 2010/7494, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14607
Karar No
2010/7494
Tarih
28 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/14608 K.2010/10181
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/14608 K.2010/6868
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/14609 K.2010/18296
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/14613 K.2010/11574
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/14615 K.2010/9594
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/14622 K.2010/9870

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.