KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14675 E., 2011/8131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2008/1285 - 2009/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SSK’dan emekli olduğunu ve emeklilik maaşını da davalı Banka aracılığıyla aldığını, davalı Banka'dan kullanılan kredi nedeniyle davalının haksız olarak müvekkilinin maaşlarına bloke koyarak maaşından kredi borcuna mahsup yaptığını, müvekkilinin SSK maaşına yasa gereği el konulamayacağını ileri sürerek, 4.400,66 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacını kullandığı kredi nedeniyle borcunu ödemediğini, davacının emekli maaşından virman yetkisi veren taahhütnamesi uyarınca hesabındaki paradan borca mahsup yapılmasının yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında borç doğumundan önce imzalanan sözleşme ile maaş üzerinde mahsup yetkisi veren hükmün geçersiz olduğu ancak davalı bankanın 1/4 oranında davacı maaşına bloke koyma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.300,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.400,00 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 26.05.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut olayda davanın 3.300,00 TL olarak kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar yukarıda anılan madde hükmüne göre davacı taraf açısından ret edilen kısım itibariyle temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14675, K. 2011/8131, 4 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama