KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14684 E., 2010/3498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/02/2008 gün ve 2007/447-2008/68 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.09.2009 gün ve 2008/5475 - 2009/9997 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'ın davalıdan aldığı kredinin müteselsil kefili olarak iki taşınmazını 50.000,00 YTL bedelle üst sınır ipoteği ile ipotek verdiğini, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine dava dışı diğer kefil ...'in borcu 53.300,00 YTL olarak ödediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı bankaya 11.07.2006 tarihinde ulaştırdığı ihtarnamede borcun tamamen ödenmesi nedeniyle ipoteklerin fekki gerektiğini kefilin diğer kefile olan rücu haklarının farklı işlemler olduğunu, BK'nun 496 ncı ve 499 ncu madde hükümlerinin geçerli olmadığını, ipotek haklarının aktarılmaması gerektiğini davalıya bildirdiği halde,
davalının ipotek alacaklarının tamamını 08.07.2006 ve 19.07.2006 tarihli temik sözleşmeleri ile ...'e temlik ettiğini, oysa müvekkilinin gerçek borçlu olmayıp müteselsil kefil durumunda olduğunu, temlik alan ...'in müvekkili aleyhine başlattığı takip nedeniyle toplam dosya borcu olan 70.072.49 lirayı 14.03.2007 tarihinde ödediğini, bunun üzerine müvekkilinin asıl borçlu aleyhine başlattığı takibin haksız itiraz üzerine durması nedeniyle açtıkları itirazın iptali davasının devam ettiğini, davalının diğer kefil ...'e sadece yarı oranında teminatları vermekle yükümlü olduğunu,
bu nedenle fazladan verdiği yarısını iade etmesi gerektiğini ileri sürerek, 27.650,00 YTL'nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tahsil ettiği alacak tutarında kefile alacağı ve teminatları BK'nun 496 v.d. maddeleri uyarınca temlik etmek zorunda olduğu, kefiller arasındaki rücu ilişkisinin BK'nun 488/2 nci maddesinde düzenlendiğini müvekkilini ilgilendirmediğini, diğer kefile yasal haklarını kullanmadan fazladan ödeme yapan davacının bunu müvekkilinden talep edemeyeceğini, kefiller arasındaki sorumluluk tutarının yargılamayı gerektirdiğini, davacının muhatabının asıl borçlu ... ve diğer kefil ... olduğunu, kaldı ki davacının asıl borçlu ...'a açtığı davanın sonuçlanmasını beklemeden işbu davayı açmasında da hukuki yarar bulunmadığını,
asıl borçlunun halen borçlu olduğunu, alacaklılık sıfatı bankada iken ...'e geçtiğini, bu nedenlerle davanın yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davalının BK'nun 499 ncu ve 501 nci madde hükümlerine uygun davranarak alacağın ve ipoteğin temliki işlemini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenmizin 05.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14684, K. 2010/3498, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama