KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14729 E., 2010/3502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2007 gün ve 2006/365-2007/527 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.06.2009 gün ve 2008/4431-2009/7918 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 01.07.1965 tarihinden beri tescilisz olarak "ÇİÇEK IZGARA" markasını kullanıp, Bursa ve Türkiye çapında tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalının aynı ibareyi 01.07.1986, daha sonra 01.07.1996 tarihinde 29 ve 30. Sınıflarda ticaret markası, 23.09.1997 tarihinde ise "ÇİÇEK" ibaresini 42. Sınıfta hizmet markası olarak tescil ettirdiğini, davalının müvekkili aleyhine aynı mahkemenin 2005/51 esasında açtığı tecavüzün tespitine ilişkin davanın, gerçek haksahibinin müvekkili olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin 556 sayılı KHK'nın 14 ncü maddesine dayalı karşı davasının da reddedildiğini,
kararın temyiz edildiğini, davalının tanınmış markayı kötüniyetle tescil ettirmesi karşısında işbu davanın süreye tabi olmadığını, KHK'nin 8/3 ve 8/5 maddeleri uyarınca müvekkilinin hakkının üstün ve önce olması nedeniyle davalının tescilli markalarının terkini gerektiğini ileri sürerek,
"ÇİÇEK IZGARA" markasının ilk defa müvekkili firma tarafından kullanıldığını ve kullanım sonucu maruf hale getirildiğinin tespiti ile markanın müvekkil firmaya ait tanınmış marka olduğunun tespitine, 01.07.1996 tescil tarihli bu ibarenin ve 23.09.1997 tescil tarihli "ÇİÇEK" ibaresinin hükümsüzlüğüne, mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, aynı sektörde faaliyet gösteren davacının, davalı markasının 1996 yılında tesciline rağmen uzun süre sessiz kaldıktan sonra işbu davayı açtığı, böylece hak kaybına uğradığı, tescilsiz olarak kullanılan ibarenin tanınmışlığının tesbitinin istenemeyeceği, 20 yıl sonra terkin talebinin TMK'nun 2 nci madde üzerinde yer alan hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14729, K. 2010/3502, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama