KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14736 E., 2010/1614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 gün ve 2006/691-2008/512 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.09.2009 gün ve 2009/1486-2006/9507 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait işyerinde 17.05.2006 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalınan malların bedelinin davalı tarafından ödenmediği bildirerek (79.437)YTL’nın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kara, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, davalı şirket tarafından hırsızlık rizikolarını da kapsar şekilde sigortalanın işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucunda davalının hasar tazmin yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasıyla açılan tazminat davası olup, gelinen aşama itibariyle taraflar arasındaki ihtilaf hasar miktarında toplanmıştır.
Mahkemece görevlendirilen bilirkişi kurulu 04.03.2008 tarihli raporlarında, davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre 2005 yılından 2006 yılına devreden mal stoğu bulunmadığı ve Ocak 2006-Şubat 2006 aylarında mal alışı olmadığı,
Mart 2006 ve Nisan 2006 aylarında ise Özgüney Tekstil ve Çağrı Giyim Ltd.Şti.’nden (149.510) YTL. tutarın da mal alımı yapılmış olduğunu ve rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle bu alım faturaları gözetildiğinde defter kayıtlara göre çalındığı iddia olunan (73,275) YTL tutarındaki mal miktarının işyerinde mevcut olduğunu, fakat bu iki firmanın varlığı ve kesmiş olduğu faturaların gerçekliğinin ayrıca irdelenmesi gerektiğini, mal alış faturalarının piyasada naylon fatura diye tabir edilen faturalar olduğu konusunda bir kanaat oluştuğunu bildirmişlerdir.
Bunun üzerine mahkemece her iki firmanın faaliyetlerinin bulunup, bulunmadığının tesbiti için ilgili Vergi Dairelerine müzekkere yazılmış, Güneşli Vergi Dairesi 27.03.2008 tarihli cevabi yazısında Özgüney Tekstil firmasının adresinde bulunamaması nedeniyle 31.03.2006 tarihinde re’sen terk işlemi yapıldığını, Sarıgazi Vergi Dairesi Müdürlüğü ise 11.07.2008 tarihli yazısında Çağrı Giyim Ltd.Şti.’nin adresten ayrılmış olduğunun yoklama fişi ile tesbiti nedeniyle beyanname verme tarihi olan 30.06.2006 tarihi itibariyle terk işlemi yapıldığını,
mükellefin sahte ve yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma ihtimali yüksek olduğundan Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’ne bilgi verildiğini, bu firmaların KDV beyannamelerini verdiklerini mahkemeye bildirmişlerdir.
01.08.2006 tarihli expertiz raporuna göre ise sigortalı işyeri giriş katta ve 50 m2 mesahalı olup işyerindeki emtea raflarında tesbit edilen boş hacimler ve işyerinin genel görüntüsü dikkate alındığında davacının talep ettiği cins ve miktarda emteanın hırsızlık sonrasında tesbit edilen boş hacimlere sığması mümkün değildir.
Hasar Denetçileri tarafından düzenlenen araştırma raporuna göre de Çağrı Giyim Ltd.Şti. ve Özgüney Tekstil Firması adreslerinde bulunmayıp, telefonları faal değildir.
Bu durumda, rizikonun gerçekleştiği tarihte iddia olunan miktarda malın işyerinde bulunduğunu ispat külfetinin TMK’nun 6 ncı maddesi gereğince davacıda olduğu da gözetilerek gerekirse keşif yapılmak suretiyle riziko sonrasında işyerinde (18.776)YTL tutarında mal kaldığı da gözetilerek iddia edilen miktarda malın işyerinde bulunmasının mümkün olup olmadığının tesbiti, delil olarak ibraz edilen iki firmaya ait faturalarda gönderilmek suretiyle bu faturalara ait KDV beyannamelerinin verilip verilmediği,
Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’nce bu firmalarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması ve davacının delil olarak ibraz ettiği mal alım faturalarının gerçek alımları yansıtıp yansıtmadığı üzerinde yeterince durularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davalı vekilinin bu yönlere ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2009/1486-9507 sayılı 17.09.2009 tarihli onama kararının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14736, K. 2010/1614, 12 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama