KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14754 E., 2011/7018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2009 tarih ve 2008/68-2009/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünya çapında piyasaya sunduğu "GLOCK" ibaresini taşıyan pek çok ürününün bulunduğunu, uluslararası marka olarak tanındığını, Türkiye dışında pek çok ülkede müvekkili adına tescilli olan ve ticaret unvanını da oluşturan "GLOCK" ibaresinin 22.11.2000 tarihinde 13. sınıfta 2000/25405 sayı ile davalı tarafından tescil ettirildiğini, müvekkili markasının Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka olduğunu, davalının kötüniyetli davrandığını, davalının markasını yasal kullanım süresi olan 5 yıllık süre içerisinde kullanmadığını ileri sürerek, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunun tespitini, davalı adına 2000/25045 sayı ile tescilli "GLOCK" markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,"Glock" markasının müvekkili tarafından kullanılmadığı iddiasının doğru olmadığını, bu markayı taşıyan tabancaların müvekkili şirkete ait tesislerde üretilerek, müvekkiline ait mağazalarda satışa sunulduğunu, ayrıca bu markanın yer aldığı katalog, broşür ve diğer görsel yayın ve ilanların yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GLOCK ibareli marka Paris Sözleşmesi’ne taraf olan Avusturya'da yerleşik davacı şirket adına tescilli olup, 556 sayılı KHK'nun 7/1-ı maddesinde belirtildiği üzere Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesine göre tanınmış marka statüsünde olduğu, davalının sektörde ve sektör haricinde dahi tanınmış marka statüsünde olan GLOCK markasını birebir aynen tescil ettirmesinde kötüniyetli olduğu,
556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin burada uygulanamayacağı, davalının markayı tescilden itibaren 5 yıl süre kullandığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli GLOCK ibareli 2000/25405 nolu markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14754, K. 2011/7018, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama