KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14768 E., 2010/148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2008 tarih ve 2007/99-2008/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hem canlandırdığı bir karakter olan, hem de farklı mal ve hizmetlerde kullanmakta olduğu “Cinderella” ibareli markanın tescili için 2006/37385 sayılı başvurusunun davalı adına tescilli 99/18785 nolu “Sindirella” ibareli marka sebebiyle ret edildiğini, oysa davalının, sözü geçen markayı 556 sayılı KHK’nin 14. ve 42/c maddelerinde öngörüldüğü şekilde 5 yıllık süre için kesintisiz olarak kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 99/18785 sayılı “Sindirella” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını, üçüncü kişilere sipariş usulü fason olarak da ürettirdiğini, ürünlerinin gerek müvekkilinin mağazasında gerekse toptan olarak satış yaptığı mağazalarda satıldığını, tescilden sonra da markayı ciddi olarak kullandığını, kartvizitlerinde, yazışmalarında, müvekkiline gelen mektup ve davetiyelerde markanın kullanıldığını, 2004 yılına ait takvim ve 2001 yılına ait saat bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın markasını KHK’nin 14.maddesinde öngörülen süre içerisinde kullandığını ispat için tanık dinlettiği, fatura, ticari evrak ve kartvizitlerini ibraz ettiği ancak davalı tarafından ibraz edilen delillerin markanın sicile kayıtlı mallar ve hizmetler için KHK’nin 14.maddesinde öngörülen 5 yıllık süre içerisinde davalı tarafından ciddi şekilde kullanıldığını kabule elverişli ve yeterli delil niteliğinde bulunmadığı,
ancak davacı taraf, davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflar (23,24 ve 26) yönünden hükümsüzlüğünü talep etmişse de davacının sadece 24.sınıf için tescil başvurusunda bulunduğu, bu sınıf yönünden hukuki menfaat şartının gerçekleştiği, davalı markasının tescilli olduğu diğer sınıflar (23 ve 26) yönünden davacının tescil başvurusu bulunmadığından bu sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğü isteminde davacının hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına 24.sınıfta tescilli “SİNDİRELLA” markasının 556 sayılı KHK’nin 14. ve 42/1-c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne,
23 ve 26. sınıflar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 sayılı KHK’nin 14. ve 42. maddelerine dayalı hükümsüzlük davası olup, ispat külfeti kendisinde bulunan davalı taraf dava konusu markayı hükümsüz kılınan sınıf bakımından kullandığını savunarak bu hususta deliller ibraz etmiştir. Her ne kadar hükme dayanak yapılan raporda kırtasiye malzemesi, katalog ve broşür gibi belgelerin kullanmaya delil olmayacakları belirtilmiş ise de bu belgeler üzerinde tarih olmaması tek başına delil olma vasıflarını etkilemez.
Mahkemece davalıdan bu belgeleri nerede bastırdığı hususunda ayrıntılı beyanı alındıktan sonra gerektiğinde belgelerin basımını yapan firmalardan hangi tarihte imal edildikleri sorularak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu bir hüküm kurmak gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14768, K. 2010/148, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama