KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14769 E., 2011/17111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2009 tarih ve 2007/627 - 2009/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılar Setelko Telekomünikasyon Tic.Ltd.Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalılar avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette diğer davalılarla hissedar olduğunu, şirketin ve şirket hissedarlarının parasal ihtiyaçlarının müvekkili tarafından karşılandığını, davalı şirketin yapmış olduğu işler nedeni ile 3. şahıslara olan borcu, davalı şirketin kira, personel, şirket telefon borçları, şirkete alınan demirbaşlar ile sair ödemeler için müvekkilinin şahsi hesabından yapıldığını, müvekkilinin hesabının bulunduğu Garanti Bankası Rıhtım Şubesinden davalı şirketin aynı bankada bulunan hesabına, diğer davalılar tarafından kullanılmak amacıyla müvekkili nam ve hesabına kredi çekilerek davalılara ödeme yapıldığını,
müvekkilinin davalı şirketteki hissesini devir ve temlik ettiğini, ödemeler nedeniyle müvekkili ile davalılar ... ve ... arasında 22.02.2006 tarihinde protokol yapıldığını, protokolün hiçbir maddesinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini, protokolün 1. maddesinde belirtilen aracın müvekkiline devir edilmediğini, bu nedenle bu maddede yapılan hesaplamanın dava dilekçesinde hesaba katılmadığını, protokolün 3. maddesinde davacının yapmış olduğu ödemeler ile kendi nam ve hesabına çekmiş olduğu ve davalılara kullandırdığı krediler nedeni ile teminat olarak verileceği belirtilen senetlerin de müvekkiline teslim edilmediğini,
4 maddenin de 1 ve diğer maddeler ile bağlantılı olup, bunların gerek senetlerin verilmemesi gerekse araç devrinin yapılmaması
nedeni ile geçersiz kaldığını, protokolün 6. maddesinin davalılar tarafından yerine getirilmediğinden ve müvekkilinin davalı şirket ortaklığından ayrılmış olması nedeni ile şirketin kâr edip etmediği bilinmediğinden yapılacak bilirkişi incelemesinde bu yönün incelenmesi gerektiğini, protokolün 2. maddesinde müvekkilinin alacak kalemlerinin belirtilmiş olduğunu, buna göre nakit alacağın 54.967 TL, müvekkili tarafından Garanti Bankası Rıhtım Şubesinden kendi nam ve hesabına alınmış ancak şirkete kullandırılmış 60 aylık şahsi kredi borcunun 47.740 TL olduğunu,
daha sonra müvekkiline 24.000 TL değerinde davalı şirket tarafından müşteri çekleri verilmek sureti ile kısmi ödeme yapıldığını, buna göre müvekkilinin 78.437 TL alacağı olduğunu, protokol harici ödemeler yapıldığından şimdilik toplam alacak miktarının 90.000 TL olarak talep edildiğini, alacağın tahsili için yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların % 40 inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limited şirket hisse de vri senedi ile eski ortak ...’in paylarını tüm hak ve hukuki yükümlülükleri, bütün aktif ve pasifi ile birlikte yeni ortak ...’a devrettiğini, eğer bir alacak durumu söz konusu ise bu yetkinin yeni ortağa geçtiğini, ayrıca bu ilişkide taraf sıfatı ile şirket hesaplarına giren nakit olmadığını, şirket hissedarlarının parasal ihtiyaçlarının karşılandığı iddiasının şirketi bağlamadığını, davacının kendi döneminde tüm kayıtları kendisinin tuttuğunu ve tutturduğunu, banka hesabı ile şirket defterlerinin davacının kontrolünde olduğunu,
kredi ile birlikte ortakların sorumlu oldukları miktarın protokolde 2.maddesinde belirtildiğini, Kadıköy 13.Noterliği aracılığı ile gönderilen ihtarnamede 24.000 TL bedelli müşteri çekleri alındığının belirtildiğini, bu bedelin protokol bedelinden düşülmediğini, davalı ...’nin hesabından bankaya ödenen toplam 10.137,19 TL’lık kısmın düşülmediğini, kullandırıldığı iddia edilen kredinin 1/3'ünün sorumlusunun davacının olduğunu savunarak davanın reddine, davacı haksız ve kötü niyetli olduğu için %15 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... ve Setelko Ltd.Şti. yönünden 20.559,81 TL üzerinden devamına, icra takip borçlularından davalı ... ile davacı arasında yargılama
evresinde düzenlenmiş olan "protokol ve ibradır" başlıklı 15.08.2008 tarihli sulh sözleşmesinin onaylanmasına, iptal davasının asıl alacak olarak kabul edilen 20.559,81 TL bölümü üzerinden, İİY'nin 67/2. maddesi hükmünce % 40 oranına göre davalılar Setelko Ltd.Şti. ve ...’in davacıya 8.223,92’şer TL icra inkar tazminatı ödemelerine, icra takibinin davacı takip alacaklısı tarafından kötüniyetle yürütüldüğü, ispatlanmadığından davalılar yararına kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar Setelko Ltd.Şti. ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılar Setelko Ltd.Şti. ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14769, K. 2011/17111, 15 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama