KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14772 E., 2011/9332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2009 tarih ve 2009/119 - 2009/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı birleşen dosyada davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı (birleşen davada-davalı) vekili, 01.05.2001 tarihinde yürürlüğe konulan IDR/VSAT-IBS tarifesinin Rekabet Kurulu’nun 31.07.2001 günlü geçici tedbir kararı uyarınca Rekabet Kurulu kararının müvekkiline ulaştığı tarihten itibaren kararın uygulanması için verilen yedi (7) günlük süre sonu olan 21.08.2001 tarihi itibariyle uygulanmasına son verildiği, ancak, 01.05.2001-21.08.2001 tarihi arasında uygulanacak başka tarife bulunmadı- ğından IDR/VSAT-IBS tarifesinin uygulanmaya başladığını, ancak bu uygulamaya karşı davalının Ankara Asliye 9 Ticaret Mahkemesi’nden tarifeden doğan fark ücretinin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı alarak,
akabinde muarazanın giderilmesi ve menfi tespit talebiyle müvekkili şirket aleyhine dava açtığını, açılan davanın retle sonuçlanıp kesinleştiğini, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sonucu davalı firmaya söz konusu tarifeden doğan ücretlerin tahakkuk ettirilmemiş olması nedeniyle davacının zarara uğradığını,
söz konusu ihtiyati tedbir kararı nedeniyle 31.10.2001 son ödeme tarihli fatura ile istenilen (309.112.92)USD tarife fark ücreti de dahil olmak üzere uğranılan şirket zararlarından şimdilik (309.112.92) USD’nin 31.10.2001 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan gecikme bedeli tutarı (153.629.12) USD ile birlikte toplam (462.742.04) USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davaya cevabında ise, davacının tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı (birleşen davada davacı) vekili, ihtiyati tedbir kararının menfi tespit davası sonucunda verilen hüküm kesinleştiği tarihten değil HUMK’nun 112 nci maddesi uyarınca kararın taraflara tefhim edildiği 26.03.2003 tarihinde kalkmış olduğunun kabulünün gerektiği bu tarihten itibaren bir yılık hak düşürücü süresi içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının verildiği mahkemede davaya konu tarifeden doğan dava konusu ücretlerin Rekabet Kurumu’nun geçici tedbir kararına binaen tahakkuk ettirilemediğini,
tahakkuk ettirilenlerin iptal edildiğini bildiren davacının Ticaret Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması sonucu uğradığını iddia ettiği zarar için dava açamayacağını, bahse konu 01.05.2001 tarihli tarifenin hukuka ve kanuna aykırı bulunup yasaklandığını, yok hükmünde sayılması gereken tarifeye dayalı olarak alacak iddiasında bulunulamayacağını belirterek,
davanın reddini istemiş, birleşen davasında ise, müvekkilinin uluslar arası internet bağlantısı sağlamak amacıyla SCP C-VSAT adı verilen iki adet uydu yer istasyonunu işletebilmek amacıyla TTAŞ ile 23.01.2001 tarihinde iki ayrı sözleşme imzaladığını, ilk bir yıllık sözleşme süresi henüz dolmadan TTAŞ’ın tarifede değişiklik yapıldığını bildirerek fahiş talepte bulunduğunu, bunun üzerine davalının hakim durumunu kötüye kullanarak haksız rekabet yarattığından bahisle Rekabet Kurumu’na başvurulduğunu,
Rekabet Kurumu'nun 31.07.2001 tarihli geçici tedbir kararının 21.08.2001 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini ve tedbir kararının bu tarih itibariyle uygulamaya konulduğunu bildirip, yeni tarifenin 21.08.2001 tarihine kadar yürürlükte olduğu düşüncesiyle, 01.05.2001-21.08.2001 dönemi için müvekkiline toplam (309.112.92) USD’lik fark ücreti tahakkuk ettirip, bu ücretin 31.01.2001 tarihine kadar ödenmesini istediğini,
Rekabet Kurulu'nca 02.10.2002 tarihli nihai kararla davalının uygulamaya koyduğu yeni tarifesinin 4054 Sayılı Kanunu’nun 6 ncı maddesinde hukuka aykırı ve yasal olduğu belirtilen hakim durumun kötüye kullanılması niteliğinde bir işlem olduğunun kesinlik kazandığını ileri sürerek, 4054 sayılı Rekabet Kanunu'nun 56 ile 59 ncu maddeleri uyarınca müvekkil şirket zararlarından şimdilik 5000 USD’nin ve 3 katı oranlarındaki tazminatın faiziyle birlikte davalı (asıl davada davacı)’dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı-birleşen dosyada davalı hakkındaki bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama ve bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı- birleşen dosyada davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. aleyhine tesis edilen ihtiyati tedbirin 26.03.2003 tarihinde kalktığı, bu tarihe kadar haksız ihtiyati tedbirden dolayı faiz istenebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 309.112,92 USD ile haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan 78.978,35 USD toplamı 388.091,27 USD’nın dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen dosyada davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-birleşen dosyada davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14772, K. 2011/9332, 22 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama