KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14785 E., 2011/8697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2009 tarih ve 2008/90 - 2009/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1999 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Meziz” markasını tanınır hale getirdiğini, davalı şirketin ise müvekkilinin tescilli markasına benzer “Mezzet” markasını kullanarak müvekkilinin ürün yelpazesi içerisinde bulunan aynı türde ürünler ürettiğini ve piyasaya sunduğunu, davalının anılan markanın tescili için diğer davalı kuruma yaptığı başvuruya müvekkili tarafından itiraz edildiğini, bu itirazın davalı TPE tarafından reddedildiğini, müvekkilinin tescilli markaları ile itiraza konu marka arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek, TPE tarafından verilen 2007-M-7530 sayılı kararın iptaline, diğer davalı adına tescil olunan “Mezzet+şekil” markasının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, itiraza dayanak yapılan markalar ile davaya konu markanın benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, bu şekilde değerlendirildiğinde davacıya ait markalar ile müvekkiline ait marka arasında benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 16.05.2005 tarihinde “MEZZET+Şekil” ibaresinin marka olarak tescili için davalı TPE’ye başvuruda bulunduğu, davacının “Meziz, Mezizdipz, MEZİZWİCH” asıl veya tek unsurlu marka ya da marka başvurularını dayanak alarak bu başvuruya itiraz ettiği, itirazın YİDK tarafından reddedildiği, davacının “MEZİZWİCH” ibareli başvurusu YİDK kararının verilmesinden sonra hükümden düştüğünden, tescil edilen markanın hükümsüzlüğü istemine esas alınamayacağı, davalının başvurusunda asıl unsurun “MEZZET” sözcüğü olduğu,
davacı markalarının asıl unsurlarının ise “MEZİZ, Meziz dipz” ibarelerinden oluştuğu, markalardaki ilaveler ve asıl unsurlardaki farklılıklar nedeniyle davalı başvurusu ile davacı markaları aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer sayılmazlar ise de, genel intiba, görünüm, okunuş itibariyle benzer oldukları, davalının başvurusunun 29. sınıfın alt gruplarına ilişkin olduğu, davacının markalarının da 29. sınıfa dahil tüm emtiaları kapsadığı,
KHK’nun 8/1-b bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK’nun 2007-M-7530 sayılı kararının iptaline, davalı şirkete ait 2005/19150 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14785, K. 2011/8697, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama