KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14850 E., 2011/7349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 tarih ve 2007/426-2009/1044 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla 13.03.2007 tarihinde 4.988,00YTL’nin tanımadığı üçüncü kişinin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu sahtecilik işleminin davalı bankanın sistemine karşı gerçekleştirilmiş olması sebebiyle ispat yükünün davalı bankada olduğu, davalı bankanın olayda kusursuz olduğunu ispat edemediği, bankanın 4/5 oranında kusurlu olduğu, kusur oranına göre davacının 3.990,40 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.990,40 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14850, K. 2011/7349, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama