KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14852 E., 2010/1016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2007 tarih ve 2005/372-2007/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan aldığı Tarımsal Kredi Sözleşmesi gereğince kredi aldığını ve banka lehine ipotek tesis edildiğini, takip öncesi yaptığı ödeme mahsup edilmeden davalının takip başlattığını, hesap kat ihtarı gönderilmeden takibe giriştiğini, ipoteği paraya çevirmeden ilamsız takip yaptığını, depremde evi hasar görmesine rağmen erteleme ile ilgili genelge kapsamına alınmadığını, bu usulsüzlükler nedeniyle 6.000 YTL fazla tahsilat yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıdan 597,21 YTL' lik bir fazla tahsiliat yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK'nun 5236 sayılı Kanun'la ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.170.000 YTL' nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin 2007 yılı içinde verilen kararlar kesindir. Dava dilekçesinde 6.000,00 YTL'nın tahsili istenilmiş olup, mahkemece 597,21 YTL'nın tahsiline karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, anılan temyiz sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dava geri ödemeleri biten kredi borcunun icra dosyasına fazla olarak ödendiği iddiasına dayalı istirdadı istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Hükme esas bilirkişi raporunda, davacının 27.06.1998 tarihinde Ceyhan' da meydana gelen deprem sonrası ilçe hasar tespit komisyonunca hasarları belirlenen listede adının geçmediği ve genelgede belirtilen 3 aylık başvuru süresi içinde bir müracatının da bulunmadığı, genelgedeki avantajların davacıya uygulamayan davalı banka uygulamasının doğru olduğu gerekçesiyle, buna göre hesaplama yapılmıştır. Oysa, davacı vekili anılan komisyonun 17.08.1998 tarihli yazı ekinde davalı bankaya verdiği listenin 17 nci sırasında yer alan kardeşi...' in 1985 yılında öldüğünü, listenin daha sonra düzeltilerek
davacının adının 17 nci sıraya yazıldığını, depremde zarar görenin davacı olduğunu mahkemeye bildirmiş ve davacının adı geçtiği listeyi ve kardeşi ile ilgili aile nüfus ekinde mahkemeye gönderdiği listede 17 nci sırada davacının adı geçmektedir.
Hükme esas bilirkişi raporunda, bu yazı ekindeki listede davacının adının geçtiği, davacının davalı bankaya 24.04.2002 tarihinde başvuru yaparak, davalı bankaya gönderilen ilk listeye itiraz ettiği, ancak bankanın 09.05.2005 tarihli yazı ile ilk listede adı geçmediği için erteleme kapsamına almadığı, hesaplamanın bankanın uygulaması esas alınarak erteleme nazara alınmadan yapıldığı açıklanmıştır.
Raporda, davacının genelgede aranan başvurusunun bulunmadığı da belirtilmiş ise de, bankanın mahkemeye gönderdiği 24.01.2006 tarihli cevapta, listede adı geçenlerin mahkemece, başvuru koşulundan gerekçede söz edilmeden, davacının salt listede adının geçmediği gerekçesiyle rapor hükme esas alınmıştır. Oysa, bu gerekçe dosya kapsamına ve rapora uygun düşmemektedir. İdarenin davacının adının geçtiği listesi aksi kanıtlanmadıkça dikkate alınmalıdır.
Bu durumda, mahkemece, davacının erteleme kapsamında olduğunun kabulü ile buna göre hesaplama yapan, denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınarak, davacının istirdata hak kazandığı meblağın belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14852, K. 2010/1016, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama