KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14872 E., 2010/3171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 gün ve 2008/3 - 2008/39 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.10.2009 gün ve 2008/5358 - 2009/10074 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin davalı şirketin ortakları iken şirketin tasfiyesine ilişkin bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşmede bahsi geçen şirkete ait olan ancak devri şirket adına alınamayan ... plakalı araç ile ilgili pürüzün giderilemediğini, sözleşme gereği şirketin davalı ...’ta, aracın müvekkilinde kaldığını, sözleşmede kararlaştırıl- masına rağmen aracın devri ile problemlerin davalılarca giderilmediğini, dava konusu aracın sözleşme tarihindeki değerinin 12.000.000.000.-TL olduğunu ileri sürerek, aracın devrinin davalılar tarafından yaptırılarak müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde şimdilik anılan meblağın ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava konusu ettiği araç ile adına kayıtlı olan başka bir aracı takas yolu ile bizzat kendisinin satın aldığını, müvekkillerinin dava konusu edilen aracın kayden maliki olmadıklar gibi harici alım satımla da bir ilgilerinin bulunmadığını, tasfiyenin yapıldığı tarihten bu yana aracı davacının kullandığını, takas ve tescil işlemelerindeki usulsüzlüklerden davalıların sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın husumet ve esas yönden reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ile davalı gerçek kişinin diğer davalı limitet şirketin ortakları oldukları, başka ortağın bulunmadığı, şirketin tasfiyesi hususunda protokol düzenlendiği, davacıya ayrılma payı olarak davalı şirketin haricen aldığı aracın verildiği ve ayrıca mülkiyetinin geçirilmesinin taahhüt edildiği, bu şekilde şirketten ayrıldığı, ihtara rağmen mülkiyetin geçirilmediği, devrin 2918 sayılı KTK'nun 20. maddesine göre yapılmadığı, protokolde araca değer biçildiği, davacının bu oranda hissesinin karşılığını alamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.000.000.000.- TL’nın avans faiziyle tahsiline dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine onanmıştır.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14872, K. 2010/3171, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama