KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14902 E., 2010/1939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.06.2007 gün ve 2006/490 - 2007/73 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2009 gün ve 2007/14511 - 2009/9575 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.09.1993 tarihinden bu yana "TURCom" markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkiline ait tescilli marka kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı sahada faaliyet gösterdiğini ve bu faaliyetlerinde davacının markasının ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullandığını, bu durumun unvan yoluyla markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesini ve "TÜRKOM" ibaresinin davalının unvanından çıkarılmasını, 1.000 TL tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu unvan ile davacının markasının benzer olmadığını, davacıya ait markanın kapsamındaki mal ve hizmetler ile müvekkilinin iştigal alanının örtüşmediğini, müvekkilinin yerel ölçekte faaliyet gösterdiğini, markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemleri bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret ünvanında yer alan TÜRKOM ibaresinin sicilden terkinine, feragat nedeniyle tazminat isteminin reddine dair vermiş olduğu kararın, davalı yan vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25.10.2005 tarihli kararıyla “davanın dayanağı olguların nitelendirilmesinde hataya düşülmüş olması” gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının "TURCom" markası ile davalının ünvanında yer alan "TÜRKOM" ibaresi arasında görsel, işitsel ve anlamsal yönden çok büyük bir benzerlik bulunduğu, davalının faaliyet konusunun davacının daha önce tescilli "TURCom" markasının ilişkili olduğu bir kısım mal ve hizmetleri de kapsadığı, 556 sayılı KHK’nin 9/1-d maddesi gereğince davacıya ait işaretin davalı teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, anılan KHK’nin 61/1 ve 9. maddesi uyarınca markaya tecavüzün sabit olduğu,
gerekçesiyle davalı unvanındaki "TÜRKOM" ibaresinin çıkarılmasına, markaya tecavüzün bu şekilde önlenmesine, hükmün ilanına, maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2009 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle davacıya ait olup 15.09.1993 tarihinde tescil edilmiş TURCom markasının, davalının 1997 yılında tescil edilen ticaret unvanındaki TÜRKOM ibaresi ile ayniyet derecesinde benzer olması nedeniyle, davalının TTK’nun 57/5. maddesinde belirtildiği biçimiyle “…hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak” suretiyle haksız rekabete yol açtığının dosya kapsamıyla belirgin olmasından ötürü, mahkemece, davalının unvanındaki bu ibarenin terkinine karar verilmiş olmasında bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14902, K. 2010/1939, 19 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama