KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14918 E., 2010/597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2008 tarih ve 2002/376-2008/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Kooperatif ile davalı ve karşı davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifi haksız eylem ve hareketleri ile 11.633.981.000 TL zarara uğrattıklarının savcılık incelemesi sırasında tespit edilmiş bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla anılan miktarın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, müvekkillerinin kooperatif yönetiminde görev yaptıkları dönemde kooperatifi zarara uğratacak hiçbir eylem ve işlemde bulunmadıklarını, genel kurullarda ibra edildiklerini, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak, reddini istemiş; açılan karşı davada ise müvekkillerinden ...’ün kooperatifin elektrik borçlarını kendi imkanları ile ödemiş olduğunu ileri sürerek, 1.050.000.000 TL elektrik borcunun faiziyle birlikte davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı kooperatif vekili karşı davaya yanıtında, karşı davaya konu talebin hiçbir dayanağının bulunmadığını savunmuştur.
Davalı ..., ceza dosyasında ifadesinin alındığını bildirmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre kooperatif yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılması için bu hususta bir genel kurul kararı bulunması ve davanın denetçiler veya denetçiler tarafından verilen vekaletnameye dayanılarak açılması gerektiği, davacı tarafça bu dava şartının yerine getirilmediği, karşı davanın ise ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı kooperatif ve davalı-karşı davacı ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile somut olayda davanın dayanağı olarak gösterilen 11.02.2001 tarihli genel kurulda yönetim kurulu ile denetim kurulu üyelerinin ibrasına ve anılan kurulların mahkemeye verilmemesine karar verilmiş olduğu,
dosya kapsamından alınan söz konusu genel kurul kararının halen geçerli olduğunun anlaşılması karşısında sorumluluk davasının görülebilmesi için gerekli genel kurulca yöneticiler hakkında ibra edilmeme ve dava açılması yönünde alınmış bir karar bulunmadığından asıl davanın bu nedenle reddine karar verilmiş olması yerinde bulunmakla davacı-karşı davalı kooperatif vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı ... vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL’sini geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250,00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, karşı davada 1.050.000.000 TL istenmiş, mahkemece 17.04.2008 tarihinde karşı davanın reddine karar verilmiş olmasına göre sözkonusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14918, K. 2010/597, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama