KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14996 E., 2011/8300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2009 tarih ve 2008/712-2009/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurtdışındaki birçok vatandaştan olduğu gibi müvekkilinden de istenildiği an geri verileceği taahhüdü ile para aldığını, müvekkilinin şirket ortağı olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, şimdilik 6.500,00 TL‘nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını, diğer davalılar ile de davacının bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalıların ise dava dışı Kombassan İnşaat ve Tarım AŞ.’nin kurucu ortakları olduğu, bu şirketin merkezinin de Konya olduğundan, mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın HUMK 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılardan ..., ... ve ... yönünden bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davalılardan Kombassan Holding A.Ş. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, hakkında husumetten ret kararı verilen davalının hukuki durumu, davacıların grup şirketlerine usulünce ortak olunup olunmadığı olgusuna bağlı olduğundan ve davacı taraf da dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhine açılan davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüş olduğundan, mahkemece HUMK'nun 45/3. maddesinde "Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır" hükmü uyarınca, davacı tarafın iddiaları ve anılan madde hükmü de dikkate alınarak
değerlendirme yapılıp, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınmadan, davalı ...Ş. yönünden husumetten ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14996, K. 2011/8300, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama