KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14998 E., 2011/7487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2009 tarih ve 2008/729-2009/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurtdışındaki Türk vatandaşlarından yüksek getiri vaadi ile para topladığını, bu amaçla müvekkilinin de 50.000 DM para yatırdığını ancak parasını geri alamadığını ileri sürerek, şimdilik 6.500 TL’nın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, müvekkilinin davalı şirketlerle geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine ve taraflar arasındaki yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. ortağı olduğu, davalı şirketin sicil adresinin Konya olduğu, adı geçen şirketin kurucu ortakları olan gerçek kişi davalılar hakkındaki davanın da Konya Asliye Ticaret Mahkemesine açılmasının gerektiği, davalı ...Ş.’nin grup şirket olsa dahi farklı tüzel kişiliğinin bulunduğu ve pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. ve gerçek kişi davalılar hakkında açılan davada yetkisizlik kararı verilerek dava dosyasının Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davalı ...Ş. hakkında açılan davanın ise davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, dava, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebi olarak değerlendirilmiş ise de, davacı gerek tüm beyanlarında davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, aksine davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve kötü niyetli vaad ve garantilerle davacı ve davacı gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın istirdadını istemiştir.
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Diğer yandan, diğer davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmişse de dosya içeriğinden, davacının davalı ... İnşaat Tarım San. A.Ş.’nde hissesinin bulunmadığı iddia edildiğine göre adı geçen şirket yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu sonucuna nasıl ulaşıldığının gerekçeleri gösterilmiş değildir. Ayrıca davalı yöneticiler hakkındaki davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş ise de davalıların süresi içinde yapılmış yetki ilk itirazları da bulunmamaktadır.
Davalı ...’in ikametgahı itibariyle de davaya Bakırköy Mahkemelerinin bakması gerekmektedir.
Davacı, davalı ... yöneticilerinin kendisini zarara uğrattığı iddiasına dayalı istemde bulunduğundan ve Holdingin organlarınca verilen zararlardan sorumlu olduğu nazara alınarak, davalı Holdingin hukuki durumunun diğer davalıların hukuki durumlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece tarafların tüm delilleri toplanarak ve gerekirse şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davacının hangi şirkete ortak olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, paranın davalı Holdinge aktarıldığı iddiası üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14998, K. 2011/7487, 20 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama