KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15180 E., 2010/595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.07.2007 tarih ve 2006/307-2007/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı ... ile yapılan “Bireysel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi”ni kefil sıfatıyla imzalamış olduğunu, dava dışı asıl borçlunun anılan sözleşmeye istinaden kullanmış bulunduğu master kart nedeniyle borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ihtarda bulunulduğunu ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek, 4.897.062.500 TL alacağın temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi kartı sözleşmesine 110 milyon lira için kefil olduğunu, bu tutarın masrafları ile birlikte icra dosyasına yatırıldığını, davacının isteminin haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalının sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığı, kredi verenin asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceği ancak asıl borçludan tahsil edilmesinin mümkün olmaması halinde kefilden tahsilin talep edilebileceği, davalı hakkındaki davanın henüz dava şartı oluşmadan açıldığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15180, K. 2010/595, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama