KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1523 E., 2010/7388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/257 E
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2008 tarih ve 2008/134 - 2008/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, internet bankacılığı hizmetlerinden faydalanmak için şifre aldığını, hesabında bulunan 48.315,00 TL’nın bilgisi dışında internet yolu ile havale yapıldığını ve davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, asıl davada 6.000,00 TL’nın, birleşen davada ise 42.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kişisel bilgisayarının güvenliğini sağlamayan davacının tam kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, ağırlıklı kusurun davalı bankada olduğu, konunun çözümüne yönelik olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bankacılık hizmetini sunan davalı bankanın gerekli önlemleri almaya dair sorumluluğunun bulunduğu, ağırlıklı kusurun davalı bankada olduğu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak,
davalı bankanın ağırlıklı kusur oranının bilirkişi heyetine belirletilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararın uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı bankanın davacının şifresini koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını kanıtlayamadığı, esasen aşırılan paranın davalı bankanın parası olduğu, davalı bankanın, hesap sahibinin aşıranlar ile işbirliği içerisinde olduğu ya da aşıranların davacı hesap sahibinin kusur ve ihmalinden yararlandığı kanıtlanmadığı sürece aşırılan mevduatı tazmin ile yükümlü olduğu,
asıl davada verilen kısmi kabul kararını davacı yan temyiz etmediğinden davalı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1523, K. 2010/7388, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama