KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1671 E., 2010/7604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Samsun Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2008 tarih ve 2007/237-2008/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait taşınmazın müvekkili tarafından kiralandığını, kira sözleşmesine göre kira borcunun bulunması veya taşınmazın hor kullanılması durumunda oluşacak zararın teminatı olarak müvekkilinden teminat mektubu alındığını, ancak tarafların mutabakatı ile kira sözleşmesinin sona erdirildiği ve müvekkilinin her hangi bir borcunun bulunmadığı halde davalı tarafından teminat mektubunun nakde çevrilerek tahsil edildiğini, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 35.772 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak teminat mektubunun nakde çevrildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kira sözleşmesine dayalı teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında 12.02.2004 tarihinde kira sözleşmesi düzenlenmiş olup, bu sözleşmenin 7. maddesinde kiracı olan davacının davalıya 30.000 YTL’lik teminat mektubu vereceği ve 8. maddesinde “teminat mektubunun kiracılık ilişkisinin devamı süresince geçerli olacağı ve teminat mektubunun her yeni dönemin başlangıcından geriye doğru bir ay öncesinden yenilenmek suretiyle TÜFE oranında artırılacağı, teminat mektubunun kira bedelinin ödenmemesi,
mecurun hor kullanımı, mecura zarar verilmesi ve edimlerin yerine getirilmemesi gibi nedenlerle uğranılacak zararların telafisi amacıyla kullanılacağı, teminat mektubu yenileme vecibesi yerine getirilmediği takdirde mevcut teminat mektubunun nakde çevrilerek kiralayana irad kaydedileceği ve bu durumun fesih sebebi sayılacağı” düzenlenmiş olup, davalı taraf yeni dönem başlamadan bir ay önce TÜFE oranına teminat mektubunun artırılmadığı ve davacının sözleşmenin bu hükmüne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle, kira sözleşmesini feshetmiş ve teminat mektubunu nakde çevirmiştir.
Mahkemece, davacının kira sözleşmesine dayalı olarak borcunun bulunmadığı halde teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, tarafların kabulünde olan sözleşmenin 8. maddesinde “teminat mektubunun yenileme vecibesinin yerine getirilmemesi halinde mevcut teminat mektubunun nakde çevrilerek kiralayana irad kaydedileceği ve bu durumun fesih sebebi sayılacağı” açıkça düzenlenmiş olması karşısında teminat mektubunun paraya çevrilmesinin zarar ve borç şartına bağlı olmadığı ve cezai şart mahiyetinde olduğu gözetilerek, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1671, K. 2010/7604, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama