KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1677 E., 2010/7454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2006/700-2008/831 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının kurucu ortağı olduğunu, diğer ortaklar gibi tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili ortaklığı ile ilgili olarak kayıtsız kaldığını, yapılan şikayetler sonucu ilgili resmi kurumların direktiflerine uymadığını, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, müvekkilinin aidat ödeyemediğini, bu yüzden gecikme faizi tahakkuk ettiğini, bundan yönetim kurulunun sorumlu olduğunu ileri sürerek, dava tarihine kadar işleyecek ortaklık aidat ve fer’ilerinin davalı kooperatife yüklenmesine, müvekkilinin davalının dava dışı bakanlığın kredisinden faydalanan ortağı olduğunun tespitine ve bu şekilde ortaklığın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı bakanlıktan kredi kullanarak inşaatlara devam ettiğini, ortaklık sayısına göre kredi kullanıldığını, davacının ortaklığını bakanlığın kabul etmediğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat istemine ilişkin davanın tefrikine karar verildiği, davacının, davalının ortağı olduğu, taraflar arasındaki çekişmenin davacının bakanlık kredisiyle yapılan işyerlerinden faydalanıp faydalanmayacağı noktasında toplandığı, anasözleşmeye göre presçilik işiyle uğraşan kişilerin ortak olabileceği, davacının ortak yapıldığı, ancak üyelik sırasında bu mesleği unutularak nalburiyecilik mesleği yazıldığı, anılan mesleğin dava dışı bakanlığa bildirilmesi nedeniyle krediyle yapılan işyerinden yararlandırılmadığı,
bu hususun dava dışı bakanlık tarafından da kabul edilerek kooperatife mağduriyetin giderilmesi için yazı yazıldığı, her ne kadar yapılan işyeri ile ortak sayısının eşit olduğu bildirilmiş ise de sonradan bazı ortakların ihraç edildiğinin açıklandığı, davacının üyeliğine engel hal olmadığı, davacının tespit davasında hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davacının davalının Sanayi Bakanlığının kredisinden faydalanan ortağı olduğunun tespitine ve kooperatifin kayıtlarına bu şekilde tesciline, diğer istemle ilgili davanın tefrikine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1677, K. 2010/7454, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama