KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/173 E., 2010/10146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2006/446 - 2008/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı... Ltd.Şti.'nden satın aldığı emteanın İzmir'de taşıyıcı diğer davalıya teslim edildiğini, davalı taşıyıcının sürücüsünün hatası sonucunda aracın ve emteanın yandığını ileri sürerek, şimdilik (47.535,15) ABD Doları'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Ltd.Şti. temsilcisi, emteanın davacıya FOB kaydı ile satıldığını, malların kendileri tarafından diğer davalı taşıyıcıya teslim edildiği anda sorumluluklarının kalmadığını savunmuştur.
Davalı ... Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin yangın olayında kusurunun Bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise dava konusu malların taşıma ücretinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik (6.500) ABD Doları'nın temerrüt faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı-karşı davalı vekilinin karşı davanın konusu olan (6.500) ABD Doları taşıma ücretini karşı davacıya elden ödediklerini, bu konuda bir delilleri olmadığını ve yemin de teklif etmeyeceklerini bildirdiği, asıl dava konusu emteanın davalı taşıyıcının ağır kusuru sonucunda yandığını, CMR 3. Maddesine göre oluşan kayıptan davalı... Ltd.Şti.'nin sorumlu olduğu ve diğer davalı taşıyıcıya rücu edebileceği, karşı davada da davacı-karşı davalının talep edilen taşıma ücretini ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalı... Ltd.Şti. yönünden kabulüne, diğer davalı yönünden reddine, karşı davanın da kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, uluslararası kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın, karşı dava ise taşıma ücreti alacağının tahsili istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece CMR. Konvansiyonu’nun 3. maddesine göre asıl davanın konusu olan zarardan sadece davalı... Ltd.Şti.’nin sorumlu bulunduğu ve ödeyeceği tazminatı diğer davalı taşıyana rücu edebileceği, karşı davanın konusu olan taşıma ücretinin ödendiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın sadece davalı... Ltd.Şti. yönünden kabulüne, karşı davanın da kabulüne karar verilmiştir.
Oysa CMR Konvansiyonu’nun 3. maddesi uyarınca, “bu sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır”.
Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere anılan hüküm, “taşımacıların” taşıma işini gerçekleştirirken yararlandıkları kişilerin fiilleri dolayısıyla sorumluluklarını düzenlemiştir. Somut uyuşmazlıkta ise davalı... Ltd.Şti. emteanın satıcısı (göndereni) olup, anılan şirketin taşıyıcı veya taşıyıcının hizmetlerinden yararlandığı kişi olmadığı sabittir.
Kaldı ki anılan hüküm uyarınca bir taşımacının sorumlu bulunması halinde dahi bu sorumluluğu, hizmetlerinden yararlandığı kişilerle birlikte müteselsilen olacağından, bu kişilerle birlikte taşımacıya da dava açılması durumunda, mahkemenin kabul ettiği gibi yardımcı kişilerin tek başına sorumlu tutulması mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta ise taşıyıcı, davalı ... Ltd.Şti.’dir. Ayrıca, davacı adına taşıma ücreti faturası düzenlemiş, böylece davacı ile aralarında taşıma sözleşmesi bulunduğunu kabul etmiştir. Bu durumda anılan davalının da emteanın davacıya tam ve sağlam teslim edilmemiş olmasından dolayı, taşıyıcı sıfatıyla sorumlu tutulması ve mahkemece davalı ... Ltd.Şti. hakkındaki asıl davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Yine taşınan malın tam veya kısmi ziyaa uğraması halinde taşıyıcının ödeyeceği tazminatın miktarını, şeklini ve hesabını düzenleyen CMR Konvansiyonu’nun 23/4. maddesi uyarınca, taşınan malın tam veya kısmi zarara uğramasından sorumlu olan taşıyıcının, yükün zarara uğrayan kısmı için taşıma ücretini talep etmesi mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta da davalı taşıyan ... Ltd.Şti., davacının satın aldığı mallardan bir kısmının yanarak tamamen ziyaa uğramasından sorumlu bulunduğundan, tam ve sağlam teslim borcunu ifa edemediği bu kısmın taşıma ücretini isteyemez. Davacı vekilinin 20.03.2008 tarihli oturumdaki beyanı da davalı taşıyıcı ... Ltd.Şti.’nin, gerçekte talep edemeyeceği taşıma ücretinin davacıdan tahsili için bir gerekçe olamaz.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı ... Ltd.Şti. tarafından açılan karşı davanın, yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/173, K. 2010/10146, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama