KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2012 E., 2011/444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2008 tarih ve 2005/385-2008/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı asil ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı ve davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı Kooperatife borcu olmadığı halde 2001 ve 2002 yıllarında iki kez parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile ortaklıktan ihraç edildiğini, her iki ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini ve iptal ile ilgili her iki kararın 05/01/2005 tarihinde kesinleştiğini ,buna rağmen 03/04/2005 tarihli genel kurul toplantısı için kendisine davetiye gönderilmediğini ve oy hakkının engellendiğini,
aralarında bazı yöneticilerin de bulunduğu ortakların 2000 yılından bu yana ödeme yapmamalarına rağmen eşitlik ilkesine aykırı olarak bu genel kurulda üyelerden 2.000,00 YTL daha istenmesine karar verildiğini ileri sürerek 03/04/2005 tarihli genel kurul kararının iptaline, iptali istenen genel kurul kararı gereğince iki ortaklığı için ödediği 4,000,00 YTL’nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, genel kurulun ana sözleşme ve teamüllere uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının genel kurula diğer ortaklar gibi çağırıldığı, listede diğer ortaklar gibi ismi olduğu, kooperatif genel kurul toplantısına katılamadığı iddiasının yerinde görülmediği, genel kurula 32 ortaktan 22’nin katılıp kararların oy birliği ile alındığı, davacının genel kurula katılması halinde dahi kullanacağı oyun sonuca etkili olmayacağı, genel kurulda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı bir yönü olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sırf çağrının usulsüz olmasının genel kurul kararlarının iptalini gerektirmemesine, davacı tarafından ileri sürülen hususların genel kurulun iptali nedeni olup bu tür davalar için öngörülen yasal bir aylık sürede dava açılmamış olmasına dolayısıyla davacının yaptığı ödemelerin bu gerekçe ile istirdatına karar verilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2012, K. 2011/444, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama