KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2047 E., 2010/12975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye TicaretMahkemesi’nce verilen 03.11.2008 tarih ve 2008/151-2008/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı ... avukatı ... gelip, yapılan tebligata rağmen davalı ...Ş. vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ülkemizde ve uluslar arası alanda önemli banka finans kuruluşlarında üst düzey yönetici ve idareci olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, 2002 yılında Ülker Grubundan kurmayı planladıkları finansal kiralama firmasını yönetmek üzere teklif aldığını, davalı Family Finans Katılım Bankasının yönetim kurulu üyesi olma koşulu ile teklifi kabul ettiğini ve Kuveyt Türk Katılım Bankası genel müdürlüğünden istifa ettiğini, son kez şartlarda anlaşmak üzere Ülker Grubu İcra Kurulu Başkanı davalı ... ve icra kurulu üyesi Hüseyin Avni Metinkale ile bir araya geldiğini,
başlangıç olarak müvekkiline 2002 yılı temmuz ayında %5’ i nominal bedelli ve %2’si bedelsiz hisse verileceğini ancak müvekkilinin talebinin daha yüksek olduğunu bildiğini, bu yüzden müvekkilinin TL bazında nominal bedelden dilediği zamanda çoğunluk hisse kendisinde kalmak kaydıyla (51), müvekkilinin hisselerini dilediği kadar (49) artırabileceğini taahhüt ettiğini, davalı ...’in yönetim kurulu başkanı olduğu Yıldız Holding A.Ş.’nin FFK Finansal Kiralama Şirketinin en büyük ortağı olduğunu, başlangıçta %7 resmi ortaklıkla işe başlandığını, daha sonra müvekkilinin haberi olmadan yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini,
müvekkiline taahhüt edilen hisse senetlerinin müvekkiline verilmediğini ileri sürerek, ... tarafından müvekkiline taahhüt edilen %49’a kadar hisse senedinin %13hissesine tekabül eden 2.030.032 adet FFK Finansal Kiralama Şirketinin hisse senedi veya bu senetlerin piyasa değerinin fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, 10.000 adetlik hissesinin müvekkiline devrine ve pay defterine tesciline, aksi halde 10.000 adet hissenin piyasa değerleri karşılığının davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıya bedeli karşılığında hisse satılabileceğinin belirtildiğini ancak bu teklifin yıllar sonrası içinde süresiz ve geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Şirketi hakkındaki davanın 07.07.2008 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in davalı bankada hissesinin bulunmadığı, vaad edildiği belirtilen hisselerin Yıldız Holding A.Ş.’ne ait olduğu ve ayrı bir tüzel kişilik olduğu, ...’den talepte bulunulamayacağı, karar verilse bile kararın uygulanma yerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Şirketi hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... Hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2047, K. 2010/12975, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama